Bor’un Selçuk Mahallesi, Külhan Çıkmazında, 14 numaralı evde dünyaya gelen Muammer, Hakizade sülalesine mensuptu. Rivayete göre, yedi yaşına kadar yürüyememiş ve konuşması da zor anlaşılırmış. Babasını Balkan Savaşı'nda kaybetmiş bir yetim olarak büyüyen Muammer’in kıyafeti, dönemin âdetlerinden farklı ve kendine özgüydü. Üzerine özel dikilmiş bir gömlek, onun üzerine yine özel bir entari giyerdi. Beline sardığı şal kuşak, üzerine geçirdiği ceket ya da paltoyla tamamlanırdı. Ayaklarında ise yemeni bulunurdu. Bu sade, ama dikkat çeken giyimiyle Niğde ve Bor halkının gönlünde bambaşka bir yer edinmişti.

Borlu Muammer Efendi
Muammer Efendi'nin adı, esnafın ve halkın dilinde bereketle anılırdı. Uğradığı her ev ve dükkâna uğur getirdiğine inanılır, hatta aylarca satılmayan malların onun elinin değmesiyle aynı gün satıldığı söylenirdi. Esnaf, çekmecelerini ve kasalarını ona sonuna kadar açık tutardı. Ancak o, içinden yalnızca 10 veya 25 kuruş alır, fazlasına asla dokunmazdı.
Bir gün, Niğde'deki bir esnafın dükkânına uğrayan Muammer, alışılmışın dışında, kasadan 50 lira aldı. O dönemde 50 lira büyük bir paraydı. Esnaf, bu duruma şaşırsa da Muammer’i kırmamak için bir şey diyemedi. Fakat içten içe bu parayı almasının arkasında başka birilerinin olduğunu düşündü. Muammer dükkândan çıkar çıkmaz, onu gizlice takibe başladı.
Muammer, kenar mahalledeki bir evin önünde durdu. Bastonuyla kapıya birkaç kez vurdu, elindeki parayı içeri uzattı ve hemen oradan uzaklaştı. Esnaf, büyük bir merakla aynı kapıyı çaldı. Kapıyı açan yaşlı bir kadın, gözyaşları içinde, kocasını bir gün önce kaybettiğini, cenazesini parasızlıktan kaldıramadığını anlattı. Muammer’in getirdiği paranın, cenazenin defnedilmesi için bir kurtuluş olduğunu söyledi. Esnaf, bu hikâye karşısında mahcup oldu ve cenazenin tüm masraflarını üstlenerek o günü tamamladı.
Muammer’in hayatı bu türden hikâyelerle doluydu. Bor’dan Niğde’ye giden bir dolmuş şoförü, bir gün onu arabasına almadı. Ancak dolmuştaki yolcular, Bor’a vardıklarında Muammer’i çoktan Elaldı mevkiinde yürüyerek Bor’a ulaşmış hâlde gördüler. Bir başka rivayete göre, Muammer Efendi hacca gitmediği hâlde kutsal topraklarda görülmüştü. Bor’un büyüklerinden Bıyıkzade Hoca, tavaf sırasında onu gördüğünü söylemişti. Ancak hacdan dönünce, Muammer’in o sırada Bor’da olduğunu öğrenmişti.
Halk arasında onun kutsal bir kişi olduğuna dair inançlar yaygındı. Ölümünden önceki akşam, kardeşi Ömer ona, “Rengin sararmış, yoksa ölecek misin?” diye sordu. Muammer, sakin bir şekilde, “Yatacağım,” dedi. O gece sabaha karşı birkaç öksürükle ruhunu teslim etti. Mezarı, Bor’un Acıgöl Mezarlığı'ndadır.
Mehmet Baş