Saadet Partisi Niğde Sosyal İşler Başkanı Ahmet Özkul, Türkiye'de toplumsal güven oranının yüzde 14 seviyesine gerilediğini açıklayarak, adalet ve liyakat temelli bir toplumsal düzen çağrısında bulundu.
Türkiye’de toplumsal güven konusunda ortaya çıkan tablonun endişe verici olduğunu belirten Özkul, insanların birbirine güvenmekte zorlandığı, komşuluk ilişkilerinin zayıfladığı ve toplumsal bağların giderek aşındığı bir süreçle karşı karşıya kalındığını vurguladı. Yapılan araştırmalara göre vatandaşların yüzde 36,4’ünün insanlara "hiç güvenmiyorum" anlamına gelen sıfır puanı verdiğini, toplumun yüzde 62,7’sining ise düşük güven aralığında bulunduğunu aktaran Özkul, "Daha da düşündürücü olan, insanların karşısındaki kişinin dürüst davranacağı konusunda yaşadığı tereddüttür. İnsanların fırsat bulduklarında kandırmaya mı yoksa dürüst davranmaya mı çalışacağı sorulduğunda güvensizlik yüzde 53,6 seviyesine ulaşıyor. Bu rakamlar bize güven sorunu ile birlikte toplumumuzdaki ilişkilerin nasıl değiştiğini gösteriyor. Çünkü güven azalınca insanlar kendi dar çevrelerine çekiliyor. Aile, akraba, hemşeri veya tanıdık üzerinden iş yürütme anlayışı güçleniyor. 'Tanıdığın var mı?' sorusu liyakatin önüne geçtiğinde ise toplumsal güven daha da zarar görüyor" açıklamasında bulundu.
“KOMŞULUK ZAYIFLADIKÇA GÜVEN DE ZAYIFLIYOR”
Araştırmaların, insanlar birbiriyle ilişki kurdukça güvenin arttığını gösterdiğini ifade eden Ahmet Özkul, mahalle kültürünün önemine değinerek şu bilgileri paylaştı: "Komşularıyla haftada en az bir kez görüşenlerde mahalleye güven oranı yüzde 36’ya çıkarken, komşularıyla yılda birkaç kez veya daha seyrek görüşenlerde bu oran yüzde 18’e düşüyor. Yani komşuluk ilişkileri güçlendikçe güven de güçleniyor. Gençlerimizin komşularına en az güvenen kesim olması da üzerinde özellikle durmamız gereken bir başka meseledir. 55 yaş üzerindeki vatandaşlarımızda mahalledeki insanlara güvenenlerin oranı gençlerin neredeyse iki katına ulaşıyor. Biz şehirlerimizi büyütürken insanlarımızı birbirinden uzaklaştırmamalıyız. Aynı apartmanda yaşayan insanların birbirini tanımadığı, aynı mahallede yaşayanların birbirinin derdinden haberdar olmadığı bir şehir hayatı sağlıklı değildir.”
“GÜVENİN TEMELİ AHLAK VE ADALETTİR”
Toplumsal güven meselesinin yalnızca bireysel ilişkilerin problemi olarak görülmemesi gerektiğini savunan Özkul, çözüm önerilerini şu sözlerle noktaladı: "Güvenin olduğu bir toplum için insanların hakkının korunması, emeğinin karşılığını alması, kuralların herkese eşit uygulanması ve liyakatin esas alınması gerekir. Her vatandaşımız 'Hakkımı ararsam adalet yerini bulur', 'Çalışırsam emeğimin karşılığını alırım', 'Hak edersem o göreve gelirim' diyebilmelidir. Milli Görüş’ün 'Önce Ahlâk ve Maneviyat' anlayışı bugün her zamankinden daha önemlidir. Ancak ahlak çağrısını adaletten ayrı düşünemeyiz. Ahlaklı insanla birlikte adil bir düzene de ihtiyacımız vardır. Toplumsal güveni yeniden tesis etmek istiyorsak; adaleti ve liyakati güçlendirmeli, aileyi korumalı, mahalle kültürünü yeniden canlandırmalı, gençlerimizin toplumsal hayata katılımını artırmalı` ve insanlar arasındaki dayanışmayı güçlendirmeliyiz.”
(SP Niğde)
SİYASET
GÜNCEL
EĞİTİM
ASAYİŞ
YAŞAM
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
SPOR
SP Niğde’den ‘Komşuluk ve Güven’ açıklaması
Muhabir: Niğde Haber
Yorumlar




