Kış aylarında kasvetli ve soğuk havalar nedeniyle kendimizi çoğunlukla hem fiziksel hem de zihinsel olarak daha yorgun ve halsiz hissediyoruz. Bunun altında kimi zaman demir eksikliği anemisi, tiroit hastalıkları, diyabet veya depresyon gibi hastalıklar da yatsa bazen de hatalı davranışlarımız bu duruma yol açabiliyor.
Kendimizi özellikle kış aylarında sürekli yorgun hissetmemizin altında yatan nedenlerin genellikle kendi yaşam şeklimiz olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Aktaş, bizi yorgun düşüren 5 hatalı alışkanlığa dikkat çekerek önerilerde bulundu.
YETERLİ UYUMAMAK
Sağlıklı bir beden için uyku temel ihtiyaçtır. Daha enerjik olmak için ne çok ne de az uyumak gerekir. Hücrelerin onarımından ve yenilenmesinden sorumlu olan melatonin karanlık ortamlarda ve yaklaşık akşam 23 ile sabah 05 saatleri arasında salgılanır. Az uyuyan kişilerde ise yetersiz ve düzensiz salgılanarak yorgunluğa sebep olur. Melatonin hormonunun salgılanması ve hücre onarımı için her gün 6-8 saat uyumak idealdir. Uykunuzun kaliteli ve düzenli olması, sizi gün içerisinde iyi hissettirecektir.
Kaliteli bir uyku için oda sıcaklığı 21-22 derece olmalıdır.
Uyumadan önce odanızı iyice havalandırın.
Uyuyacağınız odanın karanlık olması önemlidir. Uykuda salgılanan melatonin hormonu karanlıkta artar ve etkisini gösterir.
KAHVALTIYI ATLAMAK
Vücudumuz, gece biz uyurken de enerji harcamaya devam eder. Bu nedenle sabah uyandığımızda kahvaltı yapmak, ihtiyacımız olan enerjiyi alarak güne fiziksel ve psikolojik açıdan iyi başlamamızı sağlar. Güne kahvaltı etmeden başladığımızda ise kan şekerimiz düşer, gün boyu kendimizi yorgun hissederiz. Ayrıca kahvaltı haricindeki diğer öğünlerde de sağlıklı beslenmeye özen göstermek önemlidir.
Protein ağırlıklı kahvaltı edin. Bunun için kahvaltı menünüze peynir, yumurta, süt ve yüksek proteinli tahıllar ekleyin.
Kahvaltınızda salatalık, biber ve domates gibi sebzeler tüketin.
Beslenmenizde taze mevsim sebzelerine ağırlık verin, bol lifli gıdalar tüketin.
Un, şeker ve tuzdan uzak durun. Salam-sucuk gibi işlenmiş gıdalardan kaçının.
HAREKETSİZ YAŞAM
Düzenli spor yapmak, sanılanın aksine halsizlik ve yorgunluk şikâyetlerine iyi gelmenin yanı sıra kalp ve damar sisteminin daha sağlıklı çalışmasına da yardımcı olur. Bu nedenle düzenli spor yapmayı bir yaşam tarzı haline getirmeye çalışın.
Güneşli havalar için bisiklete binmek veya uzun doğa yürüyüşleri yapmak iyi birer seçenek olacaktır.
Kötü havalarda ise evde pilates veya yürüyüş bandı ile egzersiz yapmaya devam edin.
İşinize yürüyerek gidip gelin. İş yeriniz uzak ise aracınızı uygun bir mesafeye park ederek kalan yolu yürüyün.
Oturduğunuz kata inip-çıkmak için asansör kullanmayın.
YETERLİ MİKTARDA SU İÇMEMEK
İnsan vücudunun yaklaşık yüzde 75'i sudan oluşur. Susuzluk ise temel vücut sistemlerine zarar vererek düzenini bozar. Öyle ki vücuttaki su oranını sadece yüzde 2’sini kaybettiğimizde bile enerjimiz yüzde 20 civarında azalır. Bunun sonucunda ise vücut halsiz düşer. Bununla birlikte çay-kahve gibi kafein içeren içeceklerin ise vücutta negatif enerji yaratarak halsizlik ve huzursuzluğa yol açacağını da unutmayın.
Hiçbir içecek suyun yerini tutmaz. Günde en az 2 buçuk-3 litre su tüketin.
Su içmek için susamayı beklemeyin.
Gün içerisindeki çay, kahve tüketiminizi 3-4 fincan ile sınırlandırın.
Gece yatmadan en az 4 saat önce kafeinli içecek tüketmeye son verin.
KENDİNE VAKİT AYIRMAMAK
Yoğun çalışma temposu hem bedenen hem de mental olarak yorgunluğa neden olur. Bu durumu aşmanın en etkili yolu ise tatile çıkmaktır. Çünkü tatilde tüm zamanınız size aittir. Ancak tatile iş götürmemeniz gerektiğini unutmayın ve iş stresini geride bırakarak tatilde işlerinizi uzaktan takip etmeye çalışmayın.
Tatile çıkmadan önce işlerinizi planlayın.
Yanınıza dizüstü bilgisayarınızı almayın.
Akıllı telefonunuzdan sosyal medyayı takip ederek zaman harcamayın.
Hobiler edinin, örneğin fotoğrafçılık veya seramik gibi ilginizi çekebilecek kurslara katılın.
Hafta sonları sevdiklerinizle beraber kamp yapın.
(Medline Adana Hastanesi)