Niğde’de, 39. Ahilik Haftası ve 19. Ahilik Kültür ve Esnaf Bayramı kapsamında Ömer Halisdemir Meydanında resmi tören düzenlendi.
Geçtiğimiz gün Atatürk Anıtı’na NESOB tarafından çelenk sunulması ve çeşitli kurum ziyaretleri ile başlayan Ahilik Haftası kutlama töreni Niğde Belediyesi önündeki Ömer Halisdemir Meydanında esnaflar ve aziz şehitler anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasıyla başladı.

“TEZGÂH SADECE ÜRETİM YERİ DEĞİL, NEFİS TERBİYE MERKEZİDİR”
Törende esnafa hitap eden Niğde Valisi Nedim Akmeşe, Ahiliğin üretimi emekle, ticareti ahlakla buluşturan güçlü bir değerler sistemi olduğunu belirterek şunları söyledi: “Anadolu’nun köklü medeniyet birikiminin en kıymetli miraslarından biri olan Ahilik kültürünü anmak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla, 39. Ahilik Haftası kapsamında ilimizde 19’uncusunu gerçekleştirdiğimiz Ahilik Kültür ve Esnaf Bayramı Kutlama Töreni’nde sizlerle bir arada bulunmaktan büyük mutluluk duyuyor; hepinizi en içten duygularımla sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
Ahilik; yüzyıllar boyunca çalışma ve ticaret hayatımıza yön vermiş, üretimi emekle, kazancı helalle, ticareti ahlakla, dayanışmayı ise kardeşlikle buluşturmuş güçlü bir değerler sistemidir. 13. yüzyılda Ahi Evran-ı Veli’nin öncülüğünde teşkilatlanan bu kadim yapı; Selçukludan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan günümüz Türkiye’sine uzanan devlet geleneğimizin ve toplumsal düzenimizin harcını oluşturmuştur.
Arapçada "kardeşim", öz Türkçemizde ise "yiğitlik ve cömertlik" anlamına gelen kelime kökleriyle Ahilik; kökleri fütüvvet geleneğine dayanan, insanı merkezine alan bir medeniyet ve ahlak mirasıdır. İnsanı "eşref-i mahlûkat" gören ve "Halik’a hizmeti, Hakk’a hizmet" sayan bu anlayış, dünyevi sorumluluk ile manevi değerleri bir arada tutmuştur.

“ELİNE, BELİNE, DİLİNE SAHİP OL; KAPINI, GÖNLÜNÜ VE SOFRANI AÇIK TUT”
Ahi Evran-ı Veli’nin bu veciz düsturu; Ahiliğin sadece bir ticaret yöntemi değil, ahlaklı ve erdemli bir insan yetiştirme modeli olduğunun en açık göstergesidir. Nitekim kendisi de bir deri ustası (debbağ)olan Ahi Evran-ı Veli’nin anlayışında tezgâh; yalnızca üretim yapılan bir yer değil, halka hizmet edildiği ölçüde Hakk’a hizmetinde bir vesilesidir. Bu düşüncede demiri döven zanaatkâr yalnızca demire şekil vermez, nefsini de terbiye eder; deriyi, kumaşı veya ahşabı işleyen usta, alın terine ve emeğine Rabbine duyduğu şükrü nakşeder. Ahi Evran-ı Veli Hazretleri'nin: "Hak ile sabır dileyip bize gelen bizdendir, Akıl ve ahlak ile çalışıp bizi geçen bizdendir." sözü de bize işimizi yalnızca bilgi ve beceriyle değil, akıl ve ahlakla yapmamız gerektiğini hatırlatmaktadır. Ahilerimiz; üretimi denetlemiş, kalite standartlarını korumuş ve iş ahlakına uymayanlara uyguladıkları yaptırımlarla —dilimizdeki "pabucu dama atılmak" deyiminde ifade bulduğu üzere— mesleğin itibarını ve tüketicinin hakkını korumuşlardır.” Dedi.

“İNTERNETTEN GELEN KUTUDA MEMLEKET YOKTUR, KOMŞUNUN TEZGÂHINDA VARDIR”
Kendisi de bir esnaf çocuğu olduğunu hatırlatarak yerel esnafa sahip çıkılması konusunda hayati bir çağrıda bulunan Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise şu ifadeleri kullandı: “Ahi ne demek derseniz, en sade cevabı şudur: kardeşim demek. Bugün burada, belediyemizin kapısının önünde, sekiz yüz yıllık bir kardeşliği kutluyoruz. Bu kardeşliği ecdadımız Anadolu'nun çarşılarında, tezgâh başında, alın teriyle kurdu. Ahiliğin pîri Ahi Evran bir debbağ ustasıydı. Deri işler, elinin emeğiyle geçinirdi. Ama Anadolu'ya bıraktığı miras deriden çok daha dayanıklı çıktı. O mirasın adı meslek ahlakıdır, alın teridir, helal kazançtır. Ahilik nedir derseniz, ben size kitaptan değil çarşıdan anlatayım. Anadolu çarşılarında yüzyıllardır anlatılan bir hikâye vardır. Sabah dükkâna bir müşteri girer. Esnaf ona der ki: “Ben siftahımı yaptım, komşum daha yapmadı. Sen ondan al.” İşte Ahilik bu cümlenin içindedir. Kendi kazancını komşusunun kazancının önüne koymayan bir esnaf. Kendine yeteni bilen, fazlasını kardeşine bırakan bir gönül. Bir de hepimizin bildiği bir deyim var: pabucu dama atılmak. Bu deyim de ahilerden kalmadır. İşini kötü yapan, müşterisini aldatan esnafın pabucunu dama atarlardı. Çarşıdan geçen herkes damdaki pabucu görür, o dükkâna bir daha girmezdi. Bugün kalite belgesi diyoruz, standart diyoruz. Ecdadımız bunu bir çift pabuçla çözmüştü. Ahinin düsturu bellidir: eline, diline, beline sahip olacaksın. Üç şeyin açık, üç şeyin kapalı olacak. Elin açık olacak, cömert olacaksın. Kapın açık olacak, misafirini geri çevirmeyeceksin. Sofran açık olacak, aç olanı doyuracaksın. Gözün kapalı olacak, kimsenin hakkına göz dikmeyeceksin. Dilin kapalı olacak, kimsenin arkasından konuşmayacaksın. Belin kapalı olacak, namusunu koruyacaksın. Bu altı kural bir esnafa yetiyorsa bir şehre de yeter, bir devlete de yeter. Ahiler bir de orta sandığı kurmuştu. Her esnaf kazancından bir pay koyardı. Hastalanan, işi bozulan, evladını evlendirecek olan kardeşine o sandıktan el uzatılırdı. Kimse aç kalmasın, kimse açıkta kalmasın diye. Bugün dayanışma dediğimiz şeyi onlar sekiz yüz yıl önce kurmuş, işletmiş ve bize emanet etmiş. Bu geleneğin bir de kadın kolu vardı: Bacıyan-ı Rum, yani Anadolu bacıları. Bugün kooperatiflerimizde, tezgâhlarında, mutfaklarında üreten kadınlarımız o bacıların torunlarıdır. Ben bir esnaf çocuğuyum. Bizim ailenin ekmeği yıllardır bu şehirde ticaretten çıkar. Sabah kepengi açmanın, akşam kasaya bakıp “bugün de çok şükür” demenin ne olduğunu bilirim. O yüzden esnafımıza baktığımda bu şehrin horantasını görüyorum, ev ahalisini görüyorum. Esnafın yanında durmak belediyenin boynunun borcudur. Kale'de dükkânı olan esnafımızı yerinde koruyoruz. Eski sanayimizi yeniliyor, yeni sanayi sitemizi büyütüyoruz. Çünkü esnafın kepengi kapanırsa şehrin ışığı söner”

“2,5 MİLYON ESNAF BU ÜLKENİN BEL KEMİĞİDİR”
Konuşmasına Pir Ahi Evran-ı Veli’nin mukaddes Ahilik Yeminini okuyarak başlayan NESOB Başkanı Alim Yeşil de esnafın toplumsal gücüne dikkat çekti: “"Ben ki; Hakk'a, halka ve ahlâka hizmet etmeye ahdettim. Hakk’ın rızasını gözeterek, halka hizmet edeceğime; Ahiliğin temel değerleri olan cömertlik, doğruluk, dürüstlük, hoşgörü, güven, sevgi, sabır ve dostluktan ayrılmayacağıma; Mesleğimi icra ederken elime, belime ve dilime sahip çıkacağıma; Vatanıma, milletime ve mesleğime bağlılıkla hizmet edeceğime; Namusum, şerefim ve kutsal bildiğim her şey üzerine Söz veririm. Ahdim ahit, sözüm sözdür. Allah şahit, Pirimiz Ahi Evran yoldaşımdır. Pir Ahi Evran-ı Veli Hazretleri’nin "Eline, diline, beline sahip ol" ilkesi; doğruluk, dürüstlük ve adalet kavramlarıyla yüzyıllardır meslek ahlakımızın temeli olmuştur. Ahiliğin desturu; dürüst olmak, helalinden kazanmak ve zanaatını, ülkesini en iyi şekilde temsil etmektir. İşte bu köklü ahlak, ecdadımızın kürsülerden haykırdığı ve kuşaktan kuşağa aktardığı mukaddes Ahilik Yemini ile zihnimize ve kalbimize kazınmıştır: Ahilik; Selçuklunun son döneminden Osmanlı’nın kuruluşuna, oradan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizin harcına kadar bu topraklarda daima devletinin ve milletinin yanında yer almış köklü bir gelenektir. Ahilerimiz; yeri geldiğinde cenk meydanlarında Alplik yapıp savaşan, yeri geldiğinde istihbarat ve teşkilatlanma görevini üstlenen, yeri geldiğinde öncü akıncı kuvveti olan, vakti geldiğinde ise helal rızkının peşinde ticaretini icra eden müstesna bir yapıdır. Ayrıca Fatma Bacı önderliğinde kurulan Bacıyan-ı Rum teşkilatı ile esnaf eşlerimizin de bu vatan savunmasında ve toplumsal düzende omuz omuza yer aldığını unutmamamız gerekir.
Bugün bu ulu çınarın tepe noktası olan TESK (Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu); 82 Birlik, 13 Federasyon ve 2.975 Esnaf Odası ile Türkiye esnafını tek çatı altında buluşturmaktadır. Günümüz şartlarında vergisini ödeyen, istihdam sağlayan yaklaşık 2,5 milyon esnaf ve sanatkârımız; aileleri ve çalışanlarıyla birlikte en az 10 milyonluk dev bir aile olarak ülkenin bel kemiği, ekonomimizin sarsılmaz teminatı ve Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından biridir. Ahilik Teşkilatı, dün olduğu gibi bugünde, yarında devletinin yanında olmaya devam edecektir. ”
“ŞED KUŞATILDI, AHİ PİLAVI DAĞITILDI”
Protokol hitaplarının ardından, Niğde Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğü öğretmenleri tarafından hazırlanan geleneksel Şed Kuşatma Töreni sahnelendi. Törenin ardından, il komitesi tarafından belirlenen Yılın Ahisi, Yılın Kalfası ve Yılın Çırağına kaftanları giydirilerek protokol üyeleri tarafından ödülleri takdim edildi. Program, belediye önünde kurulan yerli ürünlerin sergilendiği Ahilik Çarşısı'nın açılışı ile vatandaşlara çeşitli ikramların servis edilmesiyle tamamlandı.



Programa; Niğde Valisi Nedim Akmeşe, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir,Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hasan Uslu,NESOB Başkanı Alim Yeşil, İlçe ve Belde Belediye Başkanları, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Murat Dinçer, İl Emniyet Müdürü Erdinç Yüceer, Siyasi Parti İl Başkanı ve temsilcileri, oda başkanları, esnaf ve vatandaşlar katıldı.
(Dahi GEDİK)



