Niğde’de Memur-Sen Niğde İl Temsilciliği “Ücrette Dengesizlik, Gelirde Adaletsizlik, Kamuda Huzursuzluk Bitsin “ temalı basın açıklaması yapmak üzere Ömer Halisdemir Meydanı’nda bir araya geldi.

“AYNI ÜCRET ÇARPIKLIĞI 2023 YILINDA DA YAŞANMIŞTIR”
Topluluk adına açıklamayı Memur-Sen Niğde İl Temsilcisi Hasan Orhan yaptı.
Orhan açıklanmasında ; ”Memur-Sen Niğde İl Temsilcisi Hasan Orhan basın açıklamasında; Değerli kamu görevlileri, kıymetli basın mensupları, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Basın açıklamamıza hoş geldiniz. Malumunuz bugün, 2026 yılının memurlar için ilk maaş günüdür. Bugün kamu görevlileri olarak, Memur-Sen ailesi olarak; “Ücrette Dengesizlik, Gelirde Adaletsizlik, Kamuda Huzursuzluk Bitsin” demek için. Türkiye’nin 81 ilinde meydanlardayız. Kamu işvereni ve hakem; 7. ve 8. Dönem Toplu Sözleşmelerde memurlara reva gördüğü zam oranlarıyla yalnızca memuru enflasyona ezdirmekle kalmamış, aynı zamanda kamu personeli arasındaki ücret dengesini de tamamen bozmuştur. Aynı ücret çarpıklığı 2023 yılında da yaşanmıştır. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımız, o dönemde bu çarpıklığı görmüş ve gereğini yaparak en düşük memur maaşını en düşük işçi maaşının üzerine çıkarmıştır. Bugün ise sistem yeniden altüst olmuştur. Emeğimiz, memuriyet için okuduğumuz okullar, girdiğimiz sınavlar, döktüğümüz alın teri yok sayılmıştır. Kamuda iş barışı ve huzur bozulmuş, memurlar olarak şevkimiz kırılmıştır. Aynı ortamda birlikte çalıştığımız, farklı statüdeki mesai arkadaşlarımızla aramızdaki uçurumu kapatmak yerine; Maliye Bakanlığı, Kamu İşvereni ve Kamu İşveren Hakem Heyeti, aldıkları kararlarla adaletsizliği derinleştirmeyi tercih etmiştir. Ücretlerdeki dengesizlik ve gelirdeki adaletsizlik artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaşmıştır. Bu aşamadan sonra kamuda yaşanan huzursuzluğu kimse “görmedim, duymadım, bilmiyorum” diyerek yok sayamaz. Bu çarpıklık derhal ve kalıcı olarak düzeltilmeli, kamuda iş barışı ve huzur yeniden tesis edilmelidir. İki yılda bir sistemi bozan bu yap-boz anlayışından artık vazgeçilmelidir.” Dedi.
“EMEĞİN HAKKI TASTAMAM VERİLMELİDİR”
İl Temsilcisi Hasan Orhan açıklamasının devamında; “Biz Memur-Sen olarak diyoruz ki; Kamudaki bu çarpıklık, parçacı ve geçici düzenlemelerle değil, ancak bütüncül bir yaklaşımla giderilebilir. Belirli kesimleri kapsayan, kamu görevlilerinin tamamının sesini duymayan düzenlemeler çarpıklığı derinleştirir, hoşnutsuzluğu büyütür. Memuru ezerek enflasyonla mücadele edilemez. Sebebi olmadığımız enflasyonun faturasının sabit gelirlilere çıkarılmasını asla kabul etmiyoruz. Maliye Bakanlığı bu adaletsiz anlayıştan ve enflasyonla mücadelede uygulanan bu çarpık yöntemden vazgeçmelidir. Adil paylaşım anlayışıyla hareket edilmeli, emeğin hakkı tastamam verilmelidir. Bu nedenle hem kamu personel sisteminde hem de sendika yasamızda köklü reformlara ihtiyaç vardır. Günü kurtarmaya yönelik, bütünlüklü bakıştan yoksun düzenlemeler sistemi daha da içinden çıkılmaz hâle getirmektedir. Biz, kariyer basamaklarının netleştirildiği, güvencenin artırıldığı, ücret skalasının görev-unvan-sorumluluk esaslı yapılandırıldığı, statüler arası ücret dengesizliğinin giderildiği, görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki uçurumun kapatıldığı bir kamu personel reformu istiyoruz. Ve diyoruz ki: Şimdi değilse ne zaman? Hükümetten, personel sisteminde reform yapmasını ve bu yılın memurların yılı olmasını bekliyoruz.” İfadelerine yer verdi.

“81 İLDE MEYDANLARDAN HÜKÜMETE SESLENİYORUZ”
Memur-Sen Niğde İl Temsilcisi Hasan Orhan basın açıklamasının son kısmında , “4688 sayılı Kanun, 8. Dönem Toplu Sözleşme ile birlikte ömrünü tamamlamıştır. Sendika yasası topyekûn değiştirilmelidir. Mali ve sosyal haklarımızı belirleyen mevcut toplu sözleşme sistemi ve Hakem Kuruluyla buraya kadar diyoruz. Sadece maliye politikalarının belirleyici olduğu bir toplu sözleşme masası istemiyoruz. Piyasa gerçeklerini dahi sorgulamayan bir Hakem Kuruluyla geleceğimizin belirlenmesini kabul etmiyoruz.4 milyondan fazla kamu görevlisinin ve 2,5 milyondan fazla memur emeklisinin mali ve sosyal haklarının bir aylık kısa bir sürede oldubittiye getirilmesini istemiyoruz. Bu nedenle 7. Dönem Toplu Sözleşmede yer alan “yasanın yeniden düzenlenmesi için gerekli çalışmaların yapılması” kararının hayata geçirilmesini istiyoruz. ILO sözleşmeleri başta olmak üzere tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerin gerekleri gecikmeksizin iç hukukumuzda uygulanmalı, evrensel sendikal hak ve özgürlükler benimsenmeli, ILO normlarında yeni bir sendika yasası derhal yürürlüğe girmelidir. Biz kamu görevlileri olarak, 81 ilde meydanlardan hükümete sesleniyoruz: Bu gidişata dur demek, bu hatadan dönmek, bu çarpıklığı düzeltmek ve gelirde adaleti sağlamak sizin sorumluluğunuzdadır. Aksi hâlde bu çarpıklıkla geçen her gün, kamu görevlileri için eziyet; kamu hizmeti için verimsizliktir. Ücretlerde dengesizliğin giderilmesi ve kamuda huzurun sağlanması, ancak emekliliğe de yansıyacak şekilde Refah Payı verilmesiyle mümkündür. Bunun ötelenmesi, telafisi imkânsız sosyal sorunlara yol açacaktır. Biz imtiyaz değil, alın terimizin hakkını istiyoruz. Ayrıcalık değil, kamuda adalet istiyoruz. İşyerlerinde huzur, çalışma barışı istiyoruz. Memuru ve işçisiyle kamuda çalışan herkesin hakkını tastamam almasını istiyoruz. Katılımlarınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yaşasın Hak, Yaşasın Emek, Yaşasın Adalet, Yaşasın Mücadele” Dedi.
(Samet Çınar)




