Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de AK Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağında şehit olan 20 asker ve Hırvatistan’da meydana gelen uçak kazasında yaşamını yitiren pilot için başsağlığı dileyerek başlayan Erdoğan, "Konuşmamın hemen başında geçen hafta dualar ve gözyaşlarıyla Hakk'a uğurladığımız 20 kahraman askerimizi ve yangın söndürme uçağı pilotumuzu bir kere daha rahmetle yad ediyor, Rabbimden şehitlerimizin ailelerine, yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Kabine sonrası hitabımızda da belirttiğim gibi uçağımızın düşüş sebebinin tespitine yönelik incelemeler titizlikle ve çok yönlü bir şekilde yapılıyor. Ekiplerimiz, değerlendirmeleri neticesinde ulaşacağı bilgileri Milli Savunma Bakanlığımız kamuoyuyla paylaşacaktır. Yine 8 Kasım'da Kocaeli Dilovası'nda meydana gelen yangın felaketinde vefat eden 7 emekçi kardeşime de Allah'tan rahmet, geride kalanlara sabırlar diliyorum. İstanbul'da ikisi çocuk dört gurbetçimizin vefatıyla ilgili soruşturma da büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir. İki hafta içinde 11 canımızı yitirdiğimiz her iki olayda ihmali, hatası, kusuru veya kastı olan kim varsa bunlar tek tek tespit edilecek ve kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır" ifadelerini kullandı
"BİZİM HİÇBİR ÜLKENİN TOPRAKLARINDA GÖZÜMÜZ YOKTUR"
Türkiye Cumhuriyeti’nin Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini taşıdığını belirten Erdoğan, "1918 yılında 30 Ekim'de Osmanlı Cihan Devleti bir ateşkes anlaşması imzalamış, böylece 1. Dünya Savaşı’ndan mağlubiyetle ayrılmıştı. Bir istiklal savaşı verdik, Cumhuriyetimizi kurduk. Bin yıldır üzerinde yaşadığımız toprakların vatan hüviyetini kanımızla canımızla bir kez daha cehit etmiş olduk. Biz burada Anadolu ve Trakya üzerinde müstakil devletimizi kurarken Osmanlı bakiyesi topraklar üzerinde de çok sayıda yeni devlet inşa ediyoruz. Bin yılı aşkın süredir bir arada yaşadığımız, yüzyıllar boyunca kader birliği yaptığımız dost, kardeş milletlerle aramıza fiziki sınırlar çözüldü. Bakınız şunu milletimin her bir ferdinin, özellikle genç kardeşlerimizin bilmesini, idrak etmesini gönülden arzu ediyorum. Devletlerden bir devlet değiliz. Milletlerden bir millet değiliz. Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini kanında, canında, ruhunda, zihninde hala diri tutan bir milletin fertleriyiz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden bir ordu tecrübemiz var. Bizim devlet kurma, devlet idare etme tecrübemiz var. Bizim medeniyetler inşa etme tecrübemiz var. Hiç kimse bu sözlerimi farklı yerlere çekmeye yeltenmesin. Her zaman ifade ediyorum, bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur" şeklinde konuştu.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE İÇİN ATACAĞIMIZ ADIMLARI ÇOK BÜYÜK BİR TİTİZLİKLE PLANLIYORUZ"
23 yıl gibi kısa süre içinde Türkiye'yi bölgesinin parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Şimdi daha büyük bir atılımın, daha büyük bir şahlanışın eşiğindeyiz. Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah ülkemizi yarım asırlık bir prangadan, kanını, canını, kaynaklarını, enerjisini emen büyük bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtaracağız. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz. Atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz. Omuzlarımızda 86 milyonun mesuliyetini ve kutsal emanetini taşıdığımızın bilinciyle davranıyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte bu samimi çabanın, işte bu samimi gayretin içindeyiz. Terörsüz Türkiye sürecinde hamdolsun bugüne kadar gayet olumlu umut ve cesaret verici ilerlemeler kaydettik. Bilhassa Gazi Meclisimizin çatısı altında oldukça geniş bir katılımla Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasıyla toplumsal bir boyut kazandı hem de çok farklı bir ivme yakaladı. Bugüne kadar iş dünyasından insan hakları kuruluşlarına, akademi mensuplarından sendikalara, emekli askerlerimizden şehit ve gazi derneklerimize milletimizi temsil eden tüm katılımcılar komisyon tarafından dinlendi. Görüş ve önerileri dikkatle not ediyoruz" ifadelerini kullandı.
(İHA)




