Aladağlar'a mevsimin ilk karı yağdı
Aladağlar'a mevsimin ilk karı yağdı
İçeriği Görüntüle

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Niğde Şubesi, “Tufan Haftası” kapsamında Gazze ve Filistin’de yaşananlara ilişkin Niğde Ömer Halisdemir meydanında basın açıklaması yaptı.
Açıklamayı gerçekleştiren AGD Niğde Şubesi Teşkilat Başkanı Ramazan Öztürk,"Tufan Haftası Basın Açıklaması" kapsamında Gazze’deki zulmün durdurulması ve kalıcı adalet sağlanması için dünyaya güçlü bir çağrıda bulundu.
Basın açıklamasında, bugün burada yalnızca Gazze’yi değil, insanlığın Gazze karşısında verdiği imtihanı konuşmak için toplandık denildi. 7 Ekim 2023’ten bu yana üç yılın geçtiğini, üç yıldır Gazze'nin bombalandığını, çocukların öldürüldüğünü, annelerin evlatlarını kefenlere sardığını; hastanelerin, okulların, kampların ve evlerin yıkıldığını belirten AGD temsilcileri, dünyanın bir halkın gözleri önünde yok edilmesine daha ne kadar seyirci kalınacağı sorusuyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Gazze'nin bugün yalnızca bir coğrafyanın adı olmadığı, dünyanın vicdanının ölçüldüğü, uluslararası hukukun enkaz altında kaldığı ve insan hakları nutuklarının maskesinin düştüğü yer olduğu, bütün kuşatmalara rağmen teslim olmayan bir halkın adını taşıdığı ifade edildi. Gazze’de yaşananları anlayabilmek için hafızanın son üç yılla sınırlandırılamayacağı, Filistin meselesinin 7 Ekim sabahı başlamadığı, bu davanın nesiller boyu devam eden bir işgal, sürgün, yerleşim ve abluka meselesi olduğu aktarıldı. Tarihi 7 Ekim’den başlatan her anlatının eksik olduğu belirtilirken, insan hayatının değerinin coğrafyaya göre değişmeyeceği, bir çocuğun hayatının Londra’da ne kadar kıymetliyse Gazze’de de o kadar kıymetli olduğu, New York'taki bir annenin gözyaşı ile Han Yunus'taki bir annenin gözyaşının aynı gerçekliği taşıdığı hatırlatıldı. Gazze'nin mahalleleri haritadan silinip evleri yıkılsa da halkın vatanına olan aidiyetinin ve teslim olmayan iradesinin bombalanamayacağı söylendi. Bu iradeyi kıramayanların "ateşkes" kavramıyla ortaya çıktığına değinilen açıklamada; bombalar düşerken, insani yardımlar engellenirken bunun adının ateşkes konulamayacağı, ateşkes ilan etmek yetmediği, ateşi gerçekten kesmek gerektiği haykırıldı. Gazze'nin geleceğinin Filistinli grupların silahsızlandırılması üzerinden tartışılmasını eleştiren kalabalık; Filistin direnişinin değil, İsrail’in saldırılarının durdurulmasını, silahları doğuran şartların ortadan kaldırılmasını ve Gazze’nin geleceğine Washington’da kurulan masaların değil, Filistin halkının özgür iradesinin karar vermesi gerektiğini ilan etti. Adında barış yazmasının bir planı adil yapmayacağını, gerçek adaletin işgalin sona ermesiyle mümkün olduğunu belirten yetkililer; meselenin Kudüs, Mescid-i Aksa, Batı Şeria ve evinden çıkarılan Filistinli aileler olduğunu, Siyonist ideolojinin "Arz-ı Mev’ud" hedefiyle yürüttüğü yayılmacılık karşısında sessiz kalınırsa bu tehdidin yarın bütün bölge ülkelerinin meselesi hâline geleceğini ifade etti. Filistin meselesini yalnızca insani yardıma indirgemenin büyük bir yanılgı olduğu, halkın sadece hayatta kalmaya değil kendi topraklarında özgürce yaşamaya ihtiyacı olduğu aktarılırken, İslam ülkelerinin yöneticilerine kınama cümlelerini bırakıp ticari, diplomatik ve ekonomik imkânları ortak iradeyle caydırıcı bir güç olarak kullanarak İsrail'e karşı somut yaptırımlar uygulama çağrısı yapıldı
“BİZ ALIŞMAYACAĞIZ, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ”
Hukukun işletilmesini talep etmeyi sürdüreceklerini belirten AGD yetkilileri, bazı odakların Gazze’nin yorulmasını, dünyanın burayı unutmasını ve zaman geçtikçe insanların alışmasını beklediğini ifade ederek kesinlikle alışmayacaklarını, unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını meydandan ilan etti. Doğrudan Gazze'nin çocuklarına seslenilen açıklamada, çocukların bombaların sesini değil, kahkahalarını duyduğu bir dünya istedikleri, hiçbir annenin çocuğunu kefene sarmadığı özgür, güvenli ve onurlu bir gelecek için nerede durduklarını net bir şekilde ortaya koydukları paylaşıldı. İşgalin, soykırımın, çocukların aç bırakılmasının, zorla yerinden edilmenin ve Mescid-i Aksa’nın statüsünü hedef alan girişimlerin karşısında olduklarını haykıran kalabalık; Filistin’in, Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın sahipsiz olmadığını vurguladı. Siyonist yayılmacılığın karşısında durmanın adaletten ve bölgesel barıştan yana olan herkesin sorumluluğu olduğu aktarılırken, güçlü olanın haritaları değiştirebildiği, sınırları zor kullanarak genişletebildiği ve başka halkları topraklarından sürebildiği bir dünya düzenini kabul etmedikleri dile getirildi. Gazze’den yükselen görüntünün bugünkü dünya düzeninin ahlaki iflası olduğunu kaydeden dernek üyeleri; tarihin bombayı atanları da, sağlayanları da, yaşanılanları görüp susanları da, mazlumların yanında duranları da kaydettiğini, gelecekte çocukların "Gazze gözlerinizin önünde yıkılırken siz ne yaptınız?" sorusuna başı dik cevap verebilmek için bugün seslerini yükselttiklerini belirtti.
(Salih Alptekin)

Muhabir: Niğde Haber