1 Mayıs tüm ülkede olduğu gibi Niğde’de de işçi ve emekçiler tarafından çeşitli etkinliklerle kutlandı.
Niğde Ömer Halisdemir Meydanında Birleşik Kamu İş Konfederasyonuna bağlı Eğitim-İş Niğde Şubesi öncülüğünde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlaması yapıldı.
Kalabalık katılımlı 1 Mayıs kutlamasında halaylar çekilerek, sloganlar atıldı. CHP Niğde İl Parti yönetimi ve üyelerinin de destek verdiği etkinlikte Eğitim-İş Niğde Şube Başkanı Timur Özkan alanda bir basın açıklaması yaptı.
Konuşması sık sık sloganlarla desteklenen Eğitim iş Niğde Şube Bakanı Timur Özkan açıklamasında;
“Bugün, yoksulluğa, bu sömürü düzenine karşı haykırmak, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü alanlarda kutlamak için toplandık ama ne yazık ki birçok işçi kardeşimiz işçinin emekçinin bayramını kutladığımız bu gün en ağır koşullarda iş yerlerinde çalışmaya devam ediyor.
Türk halkı olarak her zamankinden çok daha ağır bir ekonomik krizin pençesindeyiz. Bu yaşanan ilk kriz değil, akıllar başa alınmadıkça, bu sömürü düzeni değişmedikçe son kriz de olmayacak.
Bu yoksulluğun, bu krizlerin sorumlusu elbette 22 yıldır ülkeyi tek başına yöneten AKP İktidarıdır’’ dedi
GÜN GELECEK DEVRAN DÖNECEK HALKA HESAP VERECEKLER!
Şube Başkanı Özkan açıklamasının devamında; ‘’Peki neden her seferinde bu krizlerin bedelini emekçiler ve yoksul halk kesimleri ödüyor, neden hesap hep bize kesiliyor? Bir elleri yağda bir elleri balda olanlar bize sabredin, geçecek diyorlar, düzeltirsek gene biz düzeltiriz diyorlar. Ülkemizin bütün değerlerini özelleştirme adıyla peşkeş çekenler, ülkemizi tarımda, sanayide açık pazar haline getirenler, Avrupa’nın göçmen deposu haline getirenler, ekonomiyi, faiz, döviz ve borsadan ibaret görenler mi düzeltecek? Sermayenin yollarına güller döken, trilyonluk vergi borçlarını bir kalemde silenler mi düzeltecek, söz konusu olan emekçilerin ve emeklilerin maaşlarına yapılacak artış olduğun da kırk dereden su getirenler, emekçilere kaşıkla verip kepçeyle geri alanlar mı düzeltecek? Geçiniz bunları. Sonra çıkıp aynı gemideyiz edebiyatı yapıyorlar. Hangi aynı gemi bu, kimin gemisi? Bir yanda savurganlık, lüks, şatafat ve devletin malı deniz anlayışı. Ağır zamlar ve delirmiş bir enflasyonun altında yoksullukla, açlıkla sınanan kamu çalışanları, işçiler, siftah yapamayan esnaf, mazotunu gübresini alamayan, toprağını ekemeyen çiftçi, evine ekmek götüremeyen emekli, korkunç faizlerle sömürülen bir halk ve daha acısı açlıktan çöplerden ekmek toplayan küçücük çocuklar. Milyonlarca emekçinin ve emeklinin aldığı maaş açlık sınırının altında bir ücrette eşitlendi, gelir adaletinde değil ama halkı yoksullukta eşitlemeyi çok iyi başardılar. Bugün asgari ücret açlık sınırını altındayken emeklisine asgari ücretin bile neredeyse yarısı kadar, on bin lira maaş vermek hangi vicdana, hangi adalete sığar. Bu kapitalist sömürü düzeninin çarkları kırılmadan, özelleştirme adıyla peşkeş çekilen kurumlar yeniden kamulaştırılmadan, geçiş garantili, dolar ödemeli, Londra tahkimli yollar, köprüler halkın malı olmadan olamaz kurtuluş. Biz bunu haykırmak için buradayız’’ diye konuştu.
DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ!
Eğitim iş Niğde Şube Bakanı Timur Özkan basın açıklamasının son kısmında; ‘’Biz halkız, biz emekçiyiz, lütuf değil, bizim olanı, hakkımız olanı istiyoruz. Bizler yalnızca ekonomik çıkarlarımız için değil çocuklarımızın geleceğine ve vatanımıza da sonuna kadar sahip çıkacağımızı haykırmak için buradayız. Son günlerde Milli Eğitim Bakanı bakanlığı adındaki “Eğitim” sözcüğünden bile rahatsız olacak ki Eğitim yerine Maarif demeyi tercih ettiği bir müfredat taslağı yayınladı. Biz bu taslağı kabul etmiyoruz. İçinde Atatürk olmayan para nasıl sahteyse içinde Atatürk olmayan müfredatta sahtedir ve ne yazık ki yayınlanan müfredatta Atatürk yok. Türk Milleti açlıkla sınanırken bir yandan da ülke gündemine anayasa değişikliği konusu sokulmak isteniyor. Anayasa değişikliği ile ne murat ediliyor tam bilmiyoruz ama kimlerin bu değişiklikler için yanıp tutuştuğunu çok iyi biliyoruz ve buradan haykırıyoruz, Anayasamızın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek ilk üç maddesi tüm unsurları ile kırmızı çizgimizdir, Türkiye’nin ve Türk Milletinin bütünlüğü kırmızı çizgimizdir, Atamızın tarif ettiği” Türkiye Cumhuriyetini Kuran Türkiye Halkına Türk Milleti Denir” Anlayışına dayanan Türk Milleti ve Türk Vatandaşlığı tanımının korunması kırmızı çizgimizdir dedi. Laik ve sosyal devlet anlayışı kırmızı çizgimizdir. Cumhuriyet ve demokrasiyi rafa kaldıracak her adım kırmızı çizgimizdir ve sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bizler, ebedi önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlık yolunda yürüyen Kamu emekçilere olarak diyoruz ki; Bizim mücadelemiz ebedi önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ışıklı yollarından ayrılmadan, tam bağımsız ve gerçekten demokratik bir Türkiye mücadelesidir. Bizim mücadelemiz üreten, kalkınmış bir Türkiye de, adam gibi paylaşmak mücadelesidir kısa çöpün uzun çöpten hakkını alma mücadelesidir Biz halkız, haklıyız ve kazanacağız” Sözleriyle açıklama sona erdi.
Basın açıklaması sonrası birlikte halay çeken Sendika üyeleri ve katılımcılar 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü etkinliğini tamamladı.
(Dahi GEDİK)

D S C 0397

Bağlama’da Bahar coşkusu şenlikle yaşandı Bağlama’da Bahar coşkusu şenlikle yaşandı

D S C 0394