GÜNCEL

Sevinelim! Ramazan Ayı geldi

Abone Ol

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi (NÖHÜ) İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Ahmet Vural, Ramazan Ayı Münasebetiyle değerlendirmede bulundu.
RAMAZAN: RAHMET VE MAĞFİRET MEVSİMİ
Doç. Dr. Ahmet Vural , “Ramazan ayının gölgesinin üzerimize düştüğü günlerdeyiz. Elhamdülillah, sevinçliyiz. Duamız odur ki Rabbimiz bizleri sağlık, sıhhat ve afiyet üzere Ramazan’a kavuştursun ve bu mübarek ayın kadrini, kıymetini bilenlerden eylesin. Çünkü Peygamberimizin (s.a.v.) ifadesiyle; Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır. Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu da cehennemden kurtuluştur.Gelin bu yıl Ramazan-ı Şerif’i ruhumuzun arındığı bir vuslat mevsimi olarak idrak edelim. Niyetimiz halis, gayretimiz kavi olsun ki; bu mübarek ay, geçtiğimiz Ramazanların ötesinde bir feyz ve bereketle bizleri kuşatsın. Gündüzlerimizi sabırla, gecelerimizi kıyamla ve her anımızı Allah’ın zikriyle tezyin edelim. Öyle bir ihlasla yönelelim ki; bayram sabahı güneş doğduğunda mutmain bir kalple: “Elhamdülillah... Bu Ramazan’ı ihya etmeye, her anını ibadet ve taatle geçirmeye gayret ettim. Rabbim kabul eyle ve beni affettiğin kullarından eyle.” diyebilelim.”
MANEVİ AJANDA VE İBADETLERİN DERİNLİĞİ
Doç. Dr.Vural değerlendirmesinin devamında, “ Ramazan-ı Şerif, Rabbimizin kullarına sunduğu bir arınma mevsimidir. Bu ayın her bir anının Hak katında ne denli kıymetli olduğunu bir an bile hatırdan çıkarmadan, ilahi rahmetin sağanak sağanak üzerimize yağacağı, günahların affedileceği ve semaya açılan ellerin boş dönmeyeceği bu mübarek zaman dilimini büyük bir huşû ile karşılamalıyız. Ramazan ayı için mutlaka bir manevi ajandamız olmalı. “Bu Ramazan neler yapabilirim?” diyerek bir tefekkür süreci yaşamalı ve hayatımıza nizam vermeliyiz. Dilerseniz işe tövbe ile başlayalım. Bu ayın günahlarımızdan arınmak için eşsiz bir fırsat olduğunu hatırda tutalım. Tövbelerimizi de dilimizden kalbe indirerek, samimi ve içten yapalım. Bu ayı, tefekkürümüzü derinleştirmek için büyük bir vesile kılalım. Modern dünyanın haz ve hız sarmalından sıyrılıp kendi özümüze dönerek, Yaradan ile baş başa kalmanın huzuruna erişelim. İtikâf sünnetini yerine getirelim. Bu ay zikrullahı arttırıp, bolca salât u selâm getirelim. Dualarımızı arttıralım. Anne, baba ve hasta gibi duası makbul kimselerin gönlüne girerek hayır dualarını almaya her zamankinden daha fazla özen gösterelim.
Kur’ân bizlere gönderildi. Rabbim acaba ne diyor diye merak ederek mealini ve tefsirini okuyalım. Kur’ân-ı anlamaya bu ay daha fazla vakit ayıralım. Namazlarımızı ihlas ve huşû ile eda etmenin gayreti içinde olalım. Bu ayda cemaatle namaza ayrı bir önem verelim, camilerin o manevi ikliminden ve beraberliğin bereketinden azami derecede istifade edelim. Ramazan’da mutlaka sahura kalkalım. Sahur bereketinden mahrum olamayalım. Sahura kalktığımızda teheccüd namazını unutmayalım.
Ramazan’ı sadece aç kalmak olarak görmeyelim. Elimizle, dilimizle, gözümüzle, kulağımızla; velhasıl tüm azalarımızla oruç tutalım. Ancak o zaman oruç, bizi kötülüklerden koruyan bir kalkan olacaktır. Günün büyük bölümünü ekran başında geçirmeyelim. Sosyal medyaya ayırdığımız vakti tefekkür ve zikre aktaralım. Ekranlarda karşımıza çıkan haramlardan, gıybetten ve başkalarının hayatlarını dikizlemekten uzak duralım. Bakışlarımızı bizi Rabbimize yaklaştıracak güzelliklere çevirelim.”Dedi.
PAYLAŞMA, DAYANIŞMA VE ALLAH’IN RIZASI
Doç. Dr. Ahmet Vural değerlendirmesinin sonunda ise , “Ramazan, paylaşmanın adıdır. Bu ayda yetimleri, garipleri ve muhtaçları gözeterek mahzun yüreklere dokunalım. “Bir hurma ile de olsa” birine iftar ettirmenin ecrini kaçırmayalım. Sofralarımızı lüks ve gösterişle değil, kardeşlikle dolduralım. İsrafın bu ayın ruhunu zedelemesine izin vermeyelim. Her gün imkân nispetinde sadaka verelim. Fitrelerimizi üst sınırdan vermeye gayret edelim. Eğer mükellefsek, fakirin hakkı olan zekâtlarımızı hassas bir hesapla yerlerine ulaştıralım.Tüm bu saydıklarımızı ve daha fazlasını yaparken tek bir gayemiz olmalı, o da Allah’ın rızâsı... Her amelimizi Allah için yapmanın gayreti içinde olalım. Rabbim bizleri riyâdan ve gösterişten muhafaza eylesin, amellerimizi katında makbul buyursun. Gelin bu yıl önceki yıllardan daha güzel bir Ramazan yaşamaya niyet edelim. Ramazan’ı en güzel şekilde idrak edenlerden olabilmek duasıyla Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun.” Sözlerine yer verdi.
(Salih Alptekin)

{ "vars" : { "gtag_id": "G-815M9GDBNG", "config" : { "G-815M9GDBNG": { "groups": "default" } } } }