Advert
Giriş Tarihi : 21-09-2019 07:27

YABANCI DÜŞMANLIĞI İNSANLIK SUÇUDUR

YABANCI DÜŞMANLIĞI İNSANLIK SUÇUDUR

        Yabancı düşmanlığı utanç verici bir insanlık suçu olup insan olanın yapabileceği bir iş değildir. Biz Anadolu’yu kana boyayan Haçlıların yaralılarını tedavi eden şanlı ataların torunlarıyız. Hiç kimse bizi  mültecilere çelme takan insan müsveddeleriyle, denizde zavallıların ölmelerini bekleyen insanlık fukaralarıyla, sokak ortasında masum kadını öldürüp ölmesini bekleyen İsrail katilleriyle karıştırmasın. “Savaş, ölünce değil, düşmana benzeyince kaybedilir.” Çünkü bu, topyekun bir ölümdür.

        Adriyatik'ten Çin seddine kadar uzanan topraklar Türk’ün gasp edilmiş ve kurtarılmayı bekleyen vatan topraklarıdır. Bunu benliğini  kızıl mürekkebe banan mankurtların anlamasını beklemek seraptan su beklemek gibi olsa da, Oğuz Han'ın ülküsüne ve Kainatın Efendisinin davasına candan bağlı, şu yeryüzünde  insanlığın yegane umudu  olan Müslüman Türk milleti çok iyi bilmektedir. Prof.Dr.Yusuf Halaçoğlu’nun tespitine göre Türkiye’nin yarısı, yüz elli yıldır modern Batı'nın(!) Haçlı katliam ve soykırımlarından kaçıp kurtulabilmiş muhacir kardeşlerimizden oluşmaktadır. Seksenli doksanlı yıllardaki göçler ve acılar ne çabuk unutuldu. Ama maalesef değerlerimizden uzak bilinçsiz bir şekilde yetişen bu kardeşlerimizin bir çoğunun babalarının katillerine aşık olduklarını ve zalim diktatörlerin katliamlardan kaçıp bize sığınan insanlara düşman kesildiklerini görmekteyiz. 

        Türkiye'de hiçbir zaman yabancı düşmanlığı olmamıştır. Bizim kültürümüzde insanın yabancısı olmaz. Ancak batının kültür potasında erimiş, tarihine ve milli değerlerine yabancılaşmış bir kesimde açıkça bir İslam ve Müslüman nefreti ve düşmanlığı vardır. Bu kesim, Batı söz konusu olduğunda bir bakmışsınız dünya vatandaşı(!) oluverir, bir anda en büyük hümanist kesilirler. Fakat Arakan’da, Filistin’de, Müslümanlara soykırım yapılırken kör, Diyarbakır’da yavrusunu isteyen yaralı annelerin feryadına adeta sağır kesilirler. Bu insanlar, sadece Suriyeli ya da diğer Arap kardeşlerimize düşman değildirler. Bunlar bir fırsatını bulsa Anadolu’nun mübarek ve çilekeş evlatlarını da bir kaşık suda boğacak kadar kin ve nefret doludurlar. 28 Şubat ihaneti bunun yakın ve en canlı delilidir.  Halbuki millet, Yahya Kemal BEYATLI’nın ifade ettiği gibi, “dili bir, gönlü bir, imanı bir insan topluluğudur.” Yine Yahya Kemal'e göre, ecdadımızın mezarının bulunduğu yerler ebediyen vatan toprağıdır. Biz orada olmasak da oralar bizde, ta kalbimizin içindedir.  Irak ve Suriye kadim Türk yurtlarıdır. Yüz yıldır periyodik olarak katledildikleri halde halen nüfusunun birçoğu öz be öz Türk’tür. Daha dün bu insanlar bizimle aynı nüfus kağıdına, aynı pasaporta sahipti. Kaldı ki Türk töresinde bütün dünya Türk'ün vatanı, insanlık da Türk hakanlarının ailesi gibidir. Biz,

 

                      “İlimizin çadırıyukarıdaki gök olsun

                      Gökteki Güneş ise yurdun bayrağı olsun, 

                      Dünya devletim olsun, halkımız da çok olsun!’’

 

diyen Oğuz Han’ın nesliyiz. Tabiidir ki başı dara düşen, bize sığınacaktır. Dün Endülüs ve Polonya Yahudileri, Balkan ve Kafkas halkları, bugün Suriyeli mazlumlar. Mazlumları himaye etme görevi, bu millete bizzat Allahü Teala tarafından verilmiştir. Bu, kadim Türk inancında da, İslam inancında da böyledir. Dinimizde, bir insanı kurtaran bütün insanlığı kurtarmış gibi olur, buyurulmaktadır. (Maide 32) Cihat, insanları zalimlerin pençesinden kurtarıp insanlığın ebedi saadeti için verilen mücadelenin adıdır. Şehitlik ise, bu uğurda feda-i can eylemektir. Türklüğe  göre de, Müslümanlığa göre de, gök kubbe altındaki her şey bize emanettir.

        Bu aziz vatanda insanlık düşmanlarının varlığı olacak şey değildir. Bunlar, taşın kovuğundaki böcek gibi, Türk'ün ve İslam'ın irfanından bihaber zavallılardır. Siz Topkapı Sarayı’nın kapısındaki: “Ya valiye külli mazlumin.” (Hangi dinden, hangi ırktan olursa olsun, Türk devleti, bürün mazlumların sığınağıdır)” yazısını bu milletin çocuklarına öğretmezsiniz maalesef bu acı  sonuç kaçınılmaz olur.

 

NELER SÖYLENDİ?
@

DİĞER YAZILARI KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN ŞEHİR 09-12-2019 07:44 ‘YOL ODUR Kİ DOĞRU VARA’ 02-12-2019 07:28 ADI GÜZEL KENDİ GÜZEL 08-11-2019 07:15 AH TRABZON! 28-10-2019 07:22 HAYDİ KALK, DAVRAN! 08-10-2019 08:18 HAYDİ KALK, DAVRAN! 08-10-2019 08:18 YABANCI DÜŞMANLIĞI İNSANLIK SUÇUDUR 21-09-2019 07:27 İSTİKBAL SAVAŞI 09-09-2019 08:16 ASIL TEHLİKE FETÖ’NÜN HALKA SIZMASI 27-07-2019 08:22 EĞİTİMDE NELER YAPILMALI 19-07-2019 08:18 BENZEYENLER BİRLEŞİR 12-06-2019 07:55 HERŞEY BİZDE GİZLİ 23-05-2019 10:07 BAHAR 16-05-2019 07:54 ERMENİ MESELESİ VE SOYKIRIM YALANI 25-04-2019 07:09 ÇAMLICA CAMİİ İSRAF MIDIR? 17-04-2019 07:45 ÇANAKKALE ÇANAKKALE… 18-03-2019 07:45 28 ŞUBAT DARBE MİYDİ? 01-03-2019 07:21 Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın!’ 15-02-2019 13:49 Sarıkamış, Sözün Bittiği Yer 08-01-2019 07:34 Neden Yenildik? 03-01-2019 15:05 ‘ŞEB-İ ARUS’UN TILSIMI 22-12-2018 07:47 Niğde'nin Babası Ahmed Kuddusi Hazretleri 01-12-2018 13:39 CANIM KURBAN OLSUN SENİN YOLUNA 19-11-2018 15:25 AİLE GİDERSE... 02-11-2018 08:41 Rol Model Olmak 05-10-2018 08:44 Okumaktan maksat ne kişi hakkı bilmektİr Çün okudun bilmedİn Ha bir kuru emektir 19-09-2018 08:52 Diriliş Alpaslan! 27-08-2018 09:09 Sözde Değil 'Özde' Milli Eğitim 26-07-2018 10:53 Fetih ve Aşk 29-05-2018 08:15 Kızıelma 16-05-2018 09:05 Kahramanlar ve Hainler ! 13-03-2018 07:30 OKUR-YAZAR 24-02-2018 09:32 ‘ÖLMEZ İMİŞ AŞIK CANI!’ 30-01-2018 07:58 İŞTE MEDENİYET FARKI.! 17-01-2018 07:37 BİLİM VE DEĞERLER 03-01-2018 08:07 DELİ GÖNÜL.! 21-12-2017 07:29 KUDÜS’ÜN SAHİBİ VAR! 09-12-2017 10:50 ‘’O GÜL MEKKE’DE AÇILDI KOKUSU DÜNYAYA SAÇILDI’’ 30-11-2017 07:51 DERİN MESELE 15-11-2017 08:03
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA