Keven Sarmış Dağları- Niğde ve Kitre

Abone Ol

Keven bitkisini ve ondan elde edilen kitreyi hep ilginç bulmuşumdur. Anadolu’nun bu zorlu coğrafyasında, dikenli bir bitkinin köklerinden böylesine değerli bir madde çıkıyor olması gerçekten hayranlık uyandırıcı. Kitre, sadece bir hammadde değil, aynı zamanda halkın geçim kaynağı olmuş, kültürümüze işlemiş ve sağlıkla ilgili sorunlara çare olarak yüzyıllardır kullanılmıştır.
Keven bitkisi, köklerine çizikler atıldığında öz suyunu salar. Bu öz su, güneşte kuruyup sertleşir ve kitre dediğimiz maddeye dönüşür. Kitrenin toplanma süreci ise oldukça zahmetlidir; köklerin kazılması, çizilmesi, çıkan usarenin toplanması ve işlenmesi emek ister. Ancak elde edilen ürün, bu emeğe fazlasıyla değiyor.
Özellikle Niğde ve çevresinde bu iş, bir dönem o kadar önem kazanmış ki, kitre üretimi ve ihracatı bölge ekonomisinin temel taşlarından biri olmuş. Hatta o yıllarda kitre ihracatı için Niğde'de yabancı firmaların temsilcileri bulunurmuş. Mehmet Hayri’nin 1921 tarihli Niğde Sancağı kitabında, kitreden elde edilen gelirin dönemin koşullarında köylüye ciddi bir gelir kapısı sağladığı anlatılır.Hatta bugün Niğde'nin en büyük kasabalarından birisinin adı Kitreli'dir.
Kitrenin kullanım alanlarına baktığımda, her birinin ayrı bir hikâyesi olduğunu görüyorum. Mesela tıp alanındaki kullanımları… Büyüklerimizden duyardım; sıcak suya katılıp nişasta, bal, şeker ve bademle karıştırıldığında hem göğüs hastalıklarına iyi gelir hem de vücuda güç kazandırırmış. Böbrek rahatsızlıklarında ya da bel soğukluğunda sıcak bal şerbetine eritilip içilirmiş. Zeytinyağıyla karıştırılarak yapılan kitreli merhemler ise cilt problemlerinde kullanılmak için birebirmiş.
Sanat alanında ise kitre bambaşka bir hikâyeye sahip. Ebru sanatını bilirsiniz, boyaların suyun üzerinde dans ettiği, desenlerin bir sanat eserine dönüştüğü o muhteşem zanaat... İşte o boyaların suyun yüzeyinde durabilmesi için kitreye ihtiyaç var. Kitre, suyun yoğunluğunu artırır ve boyaların yüzeyde kalmasını sağlar. Böylece ortaya çıkan desenler, gelenekten geleceğe uzanan bir mirasa dönüşür.
Niğde halkı için kitre sadece bir gelir kaynağı değil, aynı zamanda yaşamın her alanında yer bulan bir değerdi. Kevenin kuru dalları yakacak olarak kullanılır, ezilip hayvan yemi yapılırdı. Tarlalardan çıkan her parça, köylünün hayatına bir şekilde dokunurdu. Bugün ise kitre, doğal ve organik ürünlere artan ilgiyle birlikte yeniden değer kazanmaya başladı. Özellikle ebru sanatına olan merak, kitreye olan talebi artırdı.
Benim gözümde, kitre Anadolu’nun doğasından çıkan ve kültürümüzle bütünleşen eşsiz bir hazine. İnsanımızın emeği, sabrı ve bilgeliğiyle şekillenmiş bu kıymetli madde, geçmişte olduğu gibi gelecekte de değerini koruyacaktır.
Mehmet Baş

{ "vars" : { "gtag_id": "G-815M9GDBNG", "config" : { "G-815M9GDBNG": { "groups": "default" } } } }