google-site-verification=PGHklF2pARwjgqPUGv_LE1sbPyog7dQWvausnHR-5Iw
GÜNCEL
Giriş Tarihi : 07-12-2021 12:49   Güncelleme : 07-12-2021 14:20

Mücize Tohumun Efsane Hikayesi (ÖZEL HABER)

1 TOHUM, 161 SAP, 24 CM’LİK BAŞAKLAR, 1600 DANE, 800 GRAMLIK VERİM

Mücize Tohumun Efsane Hikayesi (ÖZEL HABER)

ÖZEL HABER

Tahıl ürünlerinin tohumculuk ve üretim şeklinde yeni bir soluk getirecek olan bu hikaye tamı tamına 90 Yaşında.
Bu haberimizde siz değerli okuyucularımıza ve tarımsal anlamda faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra ilgili STK’ların da dikkatini çekecek oldukça önemli ve neredeyse 100 yıla yakın bir zamana dayanan oldukça önemli bir tohum hikayesini paylaşacağız.
Bu hikâyenin içerisinde “5 gramlık bir buğday tohumu, bu tohumdan filizlenen 161 sap, her sapında 24 santimlik bir başak ve bu başakların her birinde 100 buğday danesinin ve ekim için kendi elleri ile yaptığı ahşap tarım aletinin gerçek ve resmi kayıtlara geçmiş önemli bir mucizevi hikayesi var. Haberi hikayemizin içerisinde Mustafa Kemal Atatürk ve hikâyenin Niğdeli kahramanı Mustafa bey ile o sürece dair bilgilerde yer alıyor. 5 Şubat tarihi hikayesi, Soy isim kanunu dönemi gibi değerli bilgilerde yer alıyor.
ADIM ADIM HAYAT VE HİKAYESİ, TOHUM VE YETİŞTİRME TEKNİĞİ
Bu mucize tohum ve yetiştirme tekniği konusu oldukça tarihsel bir derinliğe sahip olduğundan siz değerli okuyucularımıza sürecin özetini adım adım anlatmayı uygun bulduk.
HİKAYE 120 YIL ÖNCE BAŞLADI
1900 yılında yani Sultan İkinci Abdülhamid döneminde Niğde’nin bugün ki Efendibey Mahallesi’nde gözlerini 2 erkek kardeşten biri olarak dünyaya açan kardeşi İstiklal Harbinde vatanı için savaşırken Şehit olan Mustafa bey, daha sonraki yıllarda aynı şekilde eğitimini dönem idadi olarak hizmet veren şimdi ise Lise olan okulunun ardından Niğde’de tamamlayan askerlik döneminde de Sıhhiye Çavuşu olarak görev yaptı.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK İLE YOLLARI ASKERLİKTE KESİŞTİ
Oldukça bilinen ve Deli Ahmetoğlulları olarak anılan köklü bir ailenin varisi olan Mustafa bey, askerlik döneminde aynı ismi taşıdığı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ile aynı yerlerde görev yapar ve uzunca zaman Mustafa Kemal Paşa ile birlikte gün geçirir.
FRENGİ ŞUBESİNDE İŞE BAŞLADI
Askerliğinin ardından Niğde’ye geri dönen Mustafa Bey, o dönem İç Anadolu'da Görülen salgın hastalıkların başında bulunan frengi ile mücadele için kurulmuş Hükümet Tabipliği Kurumunun Halk Sağlığı Salgın Hastalıklar Biriminin Frengi Niğde Şubesinde sağlık memuru olarak işe başlar.  Mustafa Bey Niğde Frengi Şubesi frengi şubesinin kapatılmasının ardından Buradaki görev yeri Konya Ilgın sağlık memurluğu olarak yeniden belirlenir. Ve bir sürede Ilgın’da görev yapar ve daha sonra Niğde’ye geri döner.

ÇİFTÇİLİK SERÜVENİ, MUCİZE TOHUM VE ATATÜRK İLİŞKİSİ
Aynı zamanda bugün üzerinde beton binaların yükseldiği kentsel dönüşüme dahil edilen Efendibey Mahallesi’nde tamda eski mağaraların olduğu bölgede kendilerine ait arazilerde tarımla uğraşan ailesinin tarım işlerine de koşturan Mustafa bey buğday ve tahıl ürünleri üzerine yetiştiriciliğe devam eder. İşte tamda bu süreçte ektiği ürünlerin hem tohumunun hem de yetiştirilme şeklinin sonuna kadar bağlı olduğu Devletinin bilmesini ister. Cumhuriyetin ilanının ardından mesleğine ve tarım işlerine aralıksız devam eden Mustafa bey bunu yetkililere bildirmek istiyor. Ekmiş olduğu buğday tohumu ve veriminin oldukça dikkat çekici olduğunu gören Mustafa bey hazırlıklarını yapar.
ÜRETTİĞİ BUĞDAYLARA RESMİ NİĞDE GAZETESİNİN SAYISINDA YER VERİLMİŞ
Mehmet Zafer Ekici babasının buğday ve Çavdar üretimi yaptığının ve bunu ilginç kılan hikâyenin ise tohum ve üretim tekniğinden yola çıkılarak gerçekleştiğine değinirken o dönemde yani 10 Ağustos 1931 tarihinde yayınlanan Resmi Niğde Gazetesinin 176’ncı sayısının orijinal sayfalarını gösterdi.
1 TOHUM, 161 SAP, 24 CM’LİK BAŞAKLAR, 1600 DANE, 800 GRAMLIK VERİM
Mehmet Zafer Ekici, babası Mustafa Bey’in ürettiği buğdayın her bir adetinden 161 sap, her bir sağında 24 santimlik başaklar ve bu başaklarda da en az 100’er adet buğday danesi olduğunu 1 kökten toplam 1600 dane ve bu danelerin 800 gram geldiğini, bunun ise örneklerinin Mustafa Kemal Atatürk’e yetkiler tarafından takdim edildiğini söyledi ve gazetede yer alan satırları gösterdi1931 YLI RESMİ NİĞDE GAZETESİ SAYFALARINDA YER ALDI
Kaynak olarak ise 10 Ağustos 1931 tarihli Resmi Niğde Gazetesi’nin 176’ncı sayısında yer alan nüshasını gösterdi. Gazetede bu konuda oldukça geniş bir yer verilirken, Mustafa Kemal Atatürk’ün eline ulaştırılan numunelerin oldukça değerli olduğu bahsedilirken, dönemin gazetesi bu konunun üzerine gidilmesi durumunda bu buğdayların Türkiye’nin ve milletin menfaati açısından oldukça önemli olduğu bilgisi yer alıyor.
İŞTE O KAYIT VE GAZETE YAZISI
Resmi Niğde Gazetesi’nin 10 Ağustos 1931 tarihli ve “Buğday ve Çavdar zeriyatı üzerinde yeni bir tecrübe” başlıklı yazısında yer konuyu  yeniden birebir yazarak ve konular arasına daha anlaşılır olması için başlıklar ekleyerek yayınlıyoruz:
“Niğde Firengi mücadele memuru iken memuriyetinin lağvi (Bitmesi) hasebiyle elveym Ilgın Sıhhat Memurluğunda bulunan Niğdeli Mustafa Efendi tarafından Buğday ve Çavdar zeriyatı üzerinde yapılan 3 senelik bir tecrübe neticesinde azami muvaffakiyet elde edilmiş ve çok feyizli mahsul alınmıştır.
MAHSÜLÜN ÖRNEKLERİ ATTAÜRK’E GÖNDERİLMİŞ!
Bu yeni usul üzerine ekilen Buğday ve Çavdarın henüz başakları kemale ermeden birer kökü 3 ay evvel Gazi Hz.lerine takdim edilmiş ve Müşarünileyh Hz.lerinin nazarı dikkate ailelerin celp ederek berayı tahkik İktisat Velkaleti celilesine emir buyurduklarını ve İktisat Vekaletinin de b hususun mahallinde tedkiki için Niğde Ziraat Bankası Müdürlüğü’ne emir vermiş olduklarını memnuniyet ile haber aldık.
Bizde bu meselenin hakikatini öğrenmek üzere mezunen şehrimizde bulunan Mustafa Efendiye müracat ederek mezkur başakların bir kökünü Matbaamıza celbettik. Bir daneden husule gelen başakları saydık. Tam “161” Başak bulduk.
Bu başakların sapları 2 metreden fazla ve başakları “24” saantimdir.  Her başakta vasati olarak “100” dane mevcut olduğuna göre “161” başakta “16000” dane olduğu görülmüştür. Her başağın daneleri “0,5” gram sıklet tutmuş ve buna nazaran “1” daneden “800” gram mahsül alınmıştır.
Şu izaha göre memleketimizde şu ana kadar görülmemiş olan harikulade bir tecrübe filen tahakkuk etmiş demektir.
Binaen aleyh: Gerek memeleketin umumi zeriyatı üzerinde ve gerekse tohumların ıslahı cihetinde fevkalede bir yenilik ve değişiklik husule getirmiş olan bu tecrübenin tamimi atide gerek halk ve gerekse zürra için çok büyük bir istifadeyi kafil bulunduğu cihetle Aandolu’nun bucaklarında yetişen böyle çalışkan ve kudretli gençleri bi hakkın himaye ederek Cumhuriyet Hükümetinin şiarından olan büyük yardımcı ellerin mümkün olduğu kadar gence uzatılmasını menafii millet ve memleket namına arz ve temenni eyleriz.”
Tohumun hikayesi ile birlikte bahsettiğimiz konulardan biri ise askerlik süreci ve Mustafa Kemal Atatürk ile olan anıların devamı ise şöyle:
YUNAN KOMUTAN TRİKOPİS’İN ESİR ALINMASINA ŞAHİTLİK ETMİŞ
Mehmet Ekici babası Mustafa Bey’in, Yunan ordusunda Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra Afyon tahkimatının başına geçen Nikolaos Trikopis’in Büyük Taarruz Afyon güneyinde Cephenin yarılması üzerine geri çekilen Trikopis kuvvetleri Dumlupınar önünde çembere alınıp 2 Eylül 1922'de esir edildiği sırada Mustafa Kemal Atatürk’ün o an yanında olduğunu heyecanla anlattı. O an orada gerçekleşen esir alınan durumunun her anına tanıklık ettiğini bunu da uzunca yıllar anlattığını, hatta zaman zaman inanmayanlara Trikopisin üzerinden alınan matara deri askısını sakladığı yerden çıkarıp gösteriyormuş.
ATATÜRK’ÜN NİĞDE’YE GELİŞİ VE MUSTAFA BEY
Soy isim kanunu üzerinde o dönem çalışmalarını yürüten devlet yetkilileri bir yandan hazırlıklarını devam ettirir iken Mustafa Kemal Paşa ise Anadolu turlarına devam ediyordu.
Gelelim bunun konu ile ne ilgisi olduğuna; “Konu doğrudan Mustafa Kemal Atatürk ile aynı cephelerde görev yapan Mustafa Bey’in Niğde’de yeniden yolunun kesişmesi ile yeni bir dönem başlıyor.”
OĞLU MEHMET EKİCİ O DÖNEMİ ANLATTI
Mehmet Zafer Ekici bu konu ile ilgili olarak ise şu sözlere yer verdi: “Rahmetli babam ile askerlik sürecinde yakın bir bağ kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün Niğde’ye geliş günü olan 5 Şubat 1934 tarihinde bir araya gelmiş. Paşanın babam ile karşılaması oldukça duygu yüklü anlara sahne olurken, babam Gazi Paşa’dan (Daha sonra yani 21 Haziran 1934 tarihinde kabul edilecek ve 2 Ocak 1935′te yürürlüğe girecek olan Soy İsim Kanunu öncesi) “Tekelken” soy ismini almak istediklerini iletmiş. Gazi paşa Mustafa Bey’in geçmişte yetiştirdiği buğday konusunada hâkim olunca “Mustafa, sana ve senden sonraki soyuna ‘Ekici’ soy ismini verelim demiş. Ve soy ismimiz o tarihten sonra soy isim kanunu ile birlikte “Ekici” olarak kayda geçmiş.
AHMET DEDE VE DELİ AHMETOĞULLARI LAKABININ ÖYKÜSÜ
Bugün aynı soy ismini gururla taşıdığını ve ailesinin ülkesi ve Niğde adına önemli işler yaptığını ve kendi nesillerinin de bu şekilde yetiştirdiklerini söyleyen Mutafa Ekici’nin oğlu Mehmet Ekici, bu hikâye ile ilgili şu sözlere yer verdi: “Daha önceleri yapılan düğünlerde genelde büyükbaş hayvan kesilirmiş. Özellikle en büyükleri seçilir gelen misafirlerine bu hayvanların etleri ikram edilirmiş. Düğünlerde o dönem bu hayvanların başlarını iki boynuzundan tutup evlerin damlarına atma yarışı düzenlenirmiş. Bu arışlarda kilolarca ağırlığındaki bu sığır ya da öküz başını her defasında dama atmayı başararak Ahmet dedem olurmuş. Anadolu da bugün bile kullanılan “Deli kuvveti” ifadesi Ahmet dedemin gücünden dolayı ona söylenmeye başlanmış ve soy isim kanununun olmadığı dönemlerde sülalemiz Deli Ahmetoğlulları olarak anılmaya başlamış.”
(Murat ÜMRANLİOĞLU / ÖZEL HABER)

Resim 1- 
(Mustafa Bey elinde 1931 tarihinde gazetelere konu olan ve Mustafa Kemal Attaürk'e numuneleri gönderilen buğday Başakları ile...)



Resim-2
(Resmi Niğde Gazetesi’nin 10 Ağustos 1931 tarihli sayısı)

Resim -3 
(Mustafa Bey ve ailesi)

Resim -4
(Mustafa Bey Konya Ilgın İlçesi Fengi Memuru olarak Görev yılları ve mesai arkadaşları)


Resim-5
(Mustafa Beyin oğlu Mehmet Zafer EKİCİ beyefendi)
(

 

* Haberde Yer alan Resimler ve Bilgiler İzinsiz alınamaz, kullanılamaz....
 

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2150
  • 2Konyaspor2142
  • 3Beşiktaş2235
  • 4Hatayspor2135
  • 5Başakşehir FK2034
  • 6Adana Demirspor2234
  • 7Fenerbahçe2133
  • 8Alanyaspor2132
  • 9Gaziantep FK2131
  • 10Sivasspor2130
  • 11Fatih Karagümrük2230
  • 12Kayserispor2128
  • 13Galatasaray2127
  • 14Giresunspor2125
  • 15Antalyaspor2123
  • 16Göztepe2121
  • 17Kasımpaşa2121
  • 18Altay2118
  • 19Çaykur Rizespor2118
  • 20Yeni Malatyaspor2115
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
İL GENELİ COVİD TARAMASI 3
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA