Advert
SİYASET
Giriş Tarihi : 22-03-2021 18:38

Kadınların sesi Niğde’den yükseldi

Kadınların sesi Niğde’den yükseldi

İYİ Partili kadınlar Niğde’de bir araya gelerek kadına karşı işlenen şiddet suçlarını kınayarak, kadın cinayetlerinin önlenmesini isterken, geçtiğimiz gün bir kararname ile fesih edilen “İstanbul Sözleşme’sinin’’ hiçe sayılmasının kabul edilemez olduğuna değindiler.
İYİ Parti Kadın Politikalarından Sorumlu Başkan Yardımcısı ve anı zamanda Genel İdare Kurulu Üyesi Avukat Kadriye Ünler, İYİ Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Mümin İnan, Kadın Politikalarından Sorumlu İç Anadolu Bölge Sorumlusu Nilgün Gündemir, Niğde İl Başkanı İbrahim Uzun, Merkez İlçe Başkanı Selçuk Demir, Kadın Politikalarından Sorumlu Niğde İl Başkan Yardımcısı Döndü Gökmen, Bir çok ilin Kadın Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcıları, Gençlik Kolları Niğde İl Başkanı Bora Özdemir, şiddet mağduru kadınlar, parti üyelerinin katıldığı basın açıklaması Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde gerçekleşti. İYİ Parti Kadın Politikalarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Avukat Kadriye Ünler programda; “Toplumun yarısını oluşturan kadınların yok sayıldığı, öldürüldüğü, şiddete maruz kaldığı bir toplum asla ilerleyemez” dedi.
GÖKMEN: ANLAMSIZ BİR FESİH!
Programın açılış konuşmasını yapan Döndü Gökmen, kadına şiddetin kabul edilemez bur durum olduğunu belirterek; “46 Ülke tarafından kabul edilmiş 24 Kasım 2011 tarihinde TBMM de o dönemin siyasi partilerinin oy birliği ile ülkemizde de kabul edilen İstanbul Sözleşmesinin gece yarısı çıkarılan kanun hükmünde kararname ile hiçbir gerekçe gösterilmeden feshedilmesi kadınlarımızı ve şiddet mağduru herkesi geleceğe dair güvensizliğe sürüklemiştir. Bu sözleşmenin feshedilmesi 6284 sayılı yasanında feshedilebileceğinin bir göstergesidir bugün tepkimizi göstermez isek yarın çok geç olabilir.    Şimdi sayın Cumhurbaşkanına soruyoruz; İstanbul sözleşmesinin feshedilme gerekçesi nedir? İstanbul sözleşmesinin feshedilmesi kimlerin talebidir? Mecliste oy birliği ile kabul edilen bu sözleşmenin KHK ile feshedilmesi ne kadar doğrudur? İstanbul sözleşmesinin feshedilmesinin gerekçesini açıklayamıyorsanız 2011 de hangi gerekçe ile kabul etmiştiniz bugün ne değişti onu açıklayın. Sorularımızın cevabını alabilmek bu yanlıştan bir an önce dönülmesi ümidi ile basın mensubu arkadaşlarımıza ve bugün burada bize destek vermek için bulunan hanımlara beylere teşekkür ediyor saygılar sunuyorum” dedi.
UZUN: KABUL EDİLEMEZ BİR DAVRANIŞ
Gökmen’in ardından konuşma yapan İl Başkanı İbrahim Uzun ise, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözü olan “Kadınları geride bırakılan bir toplum, geride kalmaya mahkumdur” sözünü hatırlatarak; “İstanbul sözleşmesi Türkiye ve dünya kadınlarına bir söz ve güçlü bir taahhüttür. Kadına şiddet ne yazık ki ülkemizde kanayan bir yara ve insanlık suçudur. Kadına şiddet asla kabul edilemez. Sözleşmenin feshi bir Türk kadınına meydan okumak ise, Türk kadını sizlerden bunun hesabını soracaktır. Genel başkanı kadın olan İYİ Parti ailesi ve teşkilatları olarak sonuna kadar kadın haklarının savunucusu olacağız. Her yürek bir insan taşır, sen güzellikle sözünü söylersin, arif olan ders alır cahil olan tavır alır. İYİ Parti’nin olduğu yerde adalet var, kadına güvence ve eşitlik var. Türk kadınının umudu Sayın Meral Akşener İstanbul sözleşmesini yaşatır” dedi.
KADRİYE ÜNLER: BİZ ARTIK YAŞAMAK İSTİYORUZ
Türkiye’nin en büyük kanayan yarası olan kadın cinayetleri konusunda İYİ Parti adına Türkiye genelinde kadın cinayetlerini ve kadına yönelik şiddeti takip ettiklerini ifade eden İYİ Parti Kadın Politikalarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Avukat Kadriye Ünler konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Kadın Politikaları başkanlığı olarak hangi ilde, hangi ilçede kadın cinayeti ya da bir kadın şiddeti varsa bizler oradayız. İYİ Partini kadınları olarak bizler Şunu söylemek istiyoruz; ‘Biz artık yaşamak istiyoruz Bizler Türk toplumunun geleceğiyiz.’  Toplumun yarısını oluşturan kadınların yok sayıldığı, öldürüldüğü, şiddete maruz kaldığı bir toplum asla ilerleyemez. Biz bu yolu erkek siyasi arkadaşlarımızla beraber yürümek üzere çıktık bu yola. Günde neredeyse 2 yada 3 kadın erkek terörüne kurban gidiyor. Bu kanayan yarayı sona erdirmediğimiz sürece maalesef bu böyle devam edecek. Bir hukukçu olarak İstanbul Sözleşmesi ve bu sözleşmeye dayanan ve dayanak olarak çıkarılan 6284 sayılı yasanın kadınların anahtar sözleşmesi olduğunu belirtmek isterim. 3 yıldır verdiğimiz mücadelede İstanbul sözleşmesinin bırakın kaldırılmasını, imza altına alınan meclisten usulüne uygun olarak çıkartılan bu uluslararası sözleşmenin uygulanması yönünde her türlü mücadeleyi verdi.”
İNAN: KADIN HAKLARININ GÜVENCESİ
İYİ Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Mümin İnan ise konunun oldukça önemli olduğunu rastgele unutulup gidecek bir durum olmadığını belirterek; “Türkiye Cumhuriyeti’nin idaresini bir kişinin iki dudağı arasına sıkıştıran Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin gerçek yüzü, dün gece keyfiyetle alınan kararlarla bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. TBMM tarafından kabul edilen ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığındaki Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan İstanbul Sözleşmesi’nin fesih şekli Türk demokrasisi açısından utanç verici bir adımdır.  Anayasa’yı, kanunları, millet iradesini yok sayıp bir kişinin tek başına aldığı bir kararı ülkemize ve özellikle de kadınlarımıza dayatması 150 yıllık demokrasi tarihimizin silinmeyecek ayıbı oldu. Adını İstanbul’dan alan, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi, bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa sözleşmesi Türk kadını için hayati bir kazanımdı. Her fırsatta kadın ve kadına yönelik şiddetle ilgili nutuk atan ancak adım atmayan o iktidar ve iktidarın başı, kadına şiddetin tırmandığı, kadın cinayetlerinin arttığı, kutsalımız olan ailenin temelinin sarsıldığı bu günlerde attığı bu devlet ciddiyetinden uzak adımla gerçek yüzünü ve niyetini bir kez daha gözler önüne serdi. İYİ Parti olarak TBMM tarafından kabul edilen İstanbul Sözleşmesi’nin tek bir kişinin keyfi kararıyla feshedilmesinin bir yetki, hukuk ve insan hakları gaspı olduğuna inanıyoruz. İktidarı, sokakta güven içinde yürüyemeyen, şiddete, tacize, saldırıya maruz kalan kadınlarımıza şikayet ediyoruz. Kadın haklarının, kadınlarımızı güvence altına almayı hedefleyen bir anlaşmanın, döner sermaye tahsisiyle birlikte anılması ve konu olması, meseleye bakıştaki basitliğin de bir göstergesidir. Bu sistem, acale kamulaştırma kararının da, sit alanı ilan edilmesi kararının da, tescil kararının da, uluslararası sözleşmeden çıkma kararının da sadece Cumhurbaşkanı kararıyla alındığı bir tek adam sistemidir.  İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemde kadın ve erkek arasındaki toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve korumak için her türlü kanuni ve idari düzenlemeler yapılacak, idari tedbirler uygulanacaktır. Bu sistemde Türkiye Cumhuriyeti’nin imzalayarak taahhüdünü verdiği İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6284 sayılı ailenin korumasına ilişkin kanununun hükümleri eksiksiz uygulanacaktır. Millet iradesini hiçe sayan, tek kişinin keyfiyle alınan, yasama yetkisinin de açıkça ihlali olan bu kararın derhal geri çekilmesini talep ediyor, kadınlarımızın güvenliği için bu konunun takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz” dedi.
(İbrahim UGUN/Muhabir)


 

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
İL GENELİ COVİD TARAMASI 3
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA