Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımda artan girdi maliyetlerinin çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını, bu durumun da raflara fiyat artışı olarak yansıdığını belirtti.
Yıllık yüzde 41.43, aylık bazda da yüzde 2,62 oranında artan tarımsal girdi maliyetlerindeki artışın durdurulmasının şart olduğunu vurgulayan CHP Milletvekili  ve TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, çiftçiyi koruyacak, destekleyecek ve sorunlarına gerçekçi çözümler üretecek planlamaların gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
TARIMSAL GİRDİ MALİYETLERİNDEKİ ARTIŞ ORANLARI
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaptığı açıklamada TÜİK tarafından açıklanan tarımsal maliyet artışlarına veriler üzerinden değerlendirmelerde bulundu.
Tarımsal girdi fiyatlarında yıllık yüzde 41.43, aylık bazda da yüzde 2.62’lik bir artışın olduğuna işaret eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Yıllık tarımsal fiyat girdi endeksine göre üç alt grupta daha düşük, 8 alt grupta daha yüksek değişim gösterdiği ifade ediliyor. Gübre ve toprak geliştiricilerde yüzde 9.69’luk artış yaşanırken, tarımsal ilaçlarda yüzde 24,75, yemde yüzde 27.21, tohumda yüzde 44.15 ve veterinerlik harcamalarında yüzde 151.60’lık artış var” diye konuştu.
 

Gürer Tarım Girdi Maliyet Görsel 2

GÜBREYE İHTİYAÇ VARKEN FİYATI ARTIYOR
Tarımsal girdi maliyetlerindeki artışın devam ettiğini anlatan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Veriler ışığında duruma baktığımızda aylık bazda değişiklikleri çok yakın takip edememe durumu ortaya çıkıyor. Gübre ve yem gibi hayvanlara ve toprağa gerekli ürünler farklı dönemlerde önemli artışlar kaydediyor. Özellikle çiftçinin ihtiyacı olduğu dönemlerde gübre fiyatları artıyor. İhtiyaç duyulmayan gübrenin fiyatı ise sabit kalıyor” dedi.
GÜBRE FİYATLARINDAKİ DALGALANMA ÜRETİCİNİN ALEYHİNE İŞLİYOR
Gübre fiyat artışlarında ortaya çıkan dengesizliği örneklerle anlatan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “DAP gübrenin alış fiyatı 23 Şubat 2023’te bayilere gelişi 14 bin 250 lira iken 14 Eylül’de 19 bin 600 liraya çıktı. Hububat ekim döneminde gübre fiyatları anormal şekilde arttı. Ekim dönemi bittikten sonra 8 Aralık’ta 18 bin 350 liraya, 13 Şubat 2024 ise 17 bin 850 liraya düştü. Bir ayda yüzde 2.72 düşüş oldu. DAP gübreye ihtiyaç olmadığı dönemlerde bayi fiyatları düştü.
Üst gübre olarak bilinen Üre gübre 23 Şubat 2023’te ton başına bayiye geliş fiyatı 10 bin 700 lira iken 8 Aralık’ta 12 bin 600 liraya, 13 Şubat 2024’te ise 14 bin liraya çıktı. Gübre fiyatındaki artış yüzde 11 oldu. Bayinin karı da eklendikten sonra çiftçinin ihtiyacı olduğu dönemde ciddi fiyat artışları kaydedildi. Bu durum girdi maliyetlerine yüksek gider olarak yansıyor. TÜİK ise ortalama fiyat artışını baz aldığı için gübre fiyat artışlarını düşük gibi gösteriyor. Oysa çiftçinin ihtiyacı olduğu dönemlerde gübre fiyatlarının anormal şekilde artması, ihtiyaç olmayan dönemlerde azalması çiftçinin aleyhine bir durum olarak karşımıza çıkarken TÜİK, sadece ortalamaya bakarak sanki bu konuda bir sorun yokmuş algısını oluşturuyor” diye konuştu.
GÜBREDEKİ YÜKSEK FİYAT SAHTE GÜBREYE YOL AÇTI
Gübre fiyatlarındaki artışın ucuz ve taklit ürünlerin piyasada yer bulmasına neden olduğuna işaret eden  Fethi Gürer, “Bazı çiftçilerin, sahte gübre nedeniyle ürünlerinde verimi düşüyor. Tohum, ilaç ve gübre yetkili bayilerden alınmalı ve ürün etiket bilgileri ile mutlaka fatura istenmeli” önerisinde bulundu.
Çiftçinin ürününü maliyetine bile satamazken, tüccara geçen ürünün fiyatlarının arttığına da dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Doğal olarak bu artış raftaki ürünün fiyatını da artıyor. Üreten ürettiği ile kazanamadığı için çiftçilikten uzaklaşıyor. Tüketici ise ürünü pahalıya almak zorunda kalıyor” şeklinde konuştu.
TMO, ALDIĞI ÜRÜNLERİN PARASINI ÖDEMEYİ GECİKTİRİYOR
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO), AKP döneminde yapısal değişimi nedeniyle ithalatçı bir konuma dönüştüğünü söyleyen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllarda çitinin ürünlerini almaya yönelen kurumun, ürün bedellerini zamanında ödemediğine de işaret etti. Ürün bedellerinin ödenmesinde yaşanan gecikmelerin Sayıştay raporlarına yandığını belirten Gürer, “Geçen yıl buğdayda ürününü TMO’ya teslim etmek isteyen çiftçi, TMO’nun depoları ithal ürünlerle doldurduğu için randevu alınımda sorun yaşadı. Ürün bedellerinin ödenmesi noktasında da sarkma oldu. Bu nedenle ürün alım politikası geliştirilmeli, TMO ürünü teslim alında ödemeyi hemen yapmalı, şu anda 6 ay önce TMO’ya satılan buğday ve artanın prim farkları halen ödenmedi. Üretici bir an önce ödeme yapılmasını bekliyor” hatırlatmasında bulundu.
TMO SATTIĞI DEPOLARI YÜKSEK FİYATLARLA KİRALAMAK ZORUNDA KALDI
TMO’nun 2023 yılında ürün arzının yoğunluğun nedeniyle kiralama yoluyla depo tutmak zorunda kaldığına da işaret eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Oysa TMO kendi depolarını 2006’dan itibaren satmaya başlamış ve sattığı depoları yeniden yüksek bedellerde kiralama yoluna gitmiştir. 2023 yılında hasat döneminde TMO kendi depolarına 2 milyon ton ürün alırken, 2,5 milyon ton kapasiteli depo kiralamış, 3 milyon ton lisanslı depo kiralamış ve 6.5 milyon ton açık alanda ürün stoklamıştır. Toplamda 14 milyon ton kapasitesine erişmiştir. Açık alandaki ürünlere yönelik hırsızlık olayları ise kamuoyuna yansımıştır” ifadelerini kullandı.
Bakanlığa hangi ürünlerden ne kadar alındığını, halen stoktaki ürünlerin durumunun ne olduğunu, ne kadar ithal ürün bulunduğunu soru önergesi ile sorduğunu ancak yanıt alamadığını ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “TMO çeşitli depolarda yer alan tarım ürünlerinin sayısında, Sayıştay’ın 2022 yılındaki denetimlerine ait raporunda, 27 depoda noksanlığa rastlandığını belirtildi. 2024 yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programında TMO 3,5 milyon ton buğday, 1 milyon ton mısır; Türk Şeker’in ise 7.7 milyon ton alım yapacağı öngörülüyor. TMO’nun genciğimiz yıl 14 milyon ton ürün aldığı düşünüldüğünde bu yıl öngörülün alımın düşük olduğu gözleniyor” dedi.
YERLİ ÜRETİCİ DESTEKLENMELİ
TMO’nun önemli ölçüde yurtdışından buğday ithal ettiğine de değinen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Geçen yıl yaklaşık 10 milyon ton buğday ithal edildi. Dahilinde İşleme Rejimi kapsamında bir kısmı un olarak işlendikten sonra yurtdışına satıldı. Burada yapılması gereken üretimin artırılması ve yerli üreticinin desteklenmesidir. Tarım Kanununa göre çiftçiye verilmesi gereken desteğin verilmesi , yurtdışından ithal ürün getirmek yerine kendi çiftçimizin üretim yapmasının sağlanması da tarımda sorunların artmasının önüne geçecektir. Yerli üreticiler her alanda desteklenmeli ve çiftçiyi koruyacak desteklemeler ile sorunlara gerçekçi çözümler üretecek planlama yapılmalıdır.
TMO, ÇİFTÇİNİN YANINDA BİR KURULUŞA DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR
TMO’nun işlevinin çiftçinin yanında olan bir kuruluş haline dönüştürülmesi, Ziraat Bankasının da çiftçi kuruluşu olması sağlanmalıdır. 590 milyar lira kredi kullanan çiftçi tamamının borçlu olduğu bir süreçte çiftçilerin bu alanda yaşadığı sorunda dikkate alınarak gerçekti çözüm yolları bulunmalıdır”
RANTÇI POLİTİKALARDAN UZAKLAŞILMALI
Kırsalda tarım alanlarının daraldığını, sulama suyu ve diğer sorunların artmasının üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını da anlatan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ekilebilir alanlar artırılmalı, üretimi destekleyecek gerçekçi politikalar ile tarımdaki sorunlar aşılmalıdır. İthalatçı konumdan uzaklaşıp rantçı yaklaşımlardan uzaklaşıp gübre, tohum, ilaç, yemin yerli kaynaklarla sağlanmasının önü açılmalıdır. Ancak şu şekilde tarımdaki sorunlar çözülebilir” dedi.
TARIMDAKİ SORUNLAR RAFTAYI FİYAT ARTIŞINA YANSIYOR
Tarımda artan her sorunun raftaki fiyat artışına yansıdığına da işaret eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu durumun da vatandaşın gıdaya erişimde yaşadığı sorunların artmasına neden olduğunu sözlerine ekledi.
(Dahi GEDİK)