CENNETİ KAZANMA KILAVUZU-6

Abone Ol

Cennete layık olmanın koşullarından birisi hiç şüphesiz ahirete/ahiret gününe inanmaktır.

“Âhiret” kelimesi Arapça kökenli bir Kur’an kelimesidir ve “son, son olan” demektir. Buna göre dünya hayatı ilk ve geçici; hayat ahiret ise son ve kalıcı hayat demektir. Ayrıca dünya “denî” yani kötü ve alçak olan anlamına geldiğinden dünya hayatı ahirete göre kötü olan hayat manasına da gelebilir. Fakat dünya kelimesinin “dünüv” yani yakın olmak anlamı daha baskın görünmekte ve kelime hayat kelimesiyle birlikte düşünüldüğünde insana yakın olan hayat anlamıyla öne çıkmaktadır. Dolayısıyla ahiret hayatı insan için uzak olan hayattır.

Âhiret kelimesi bir Kur’an kelimesidir. Kur’an’da 110 yerde geçer. Bunun yirmi altısında müzekker ve el-yevm kelimesine sıfat şeklinde “el-yevmü’l-âhir” (son gün), dokuzunda dâr ile sıfat veya isim tamlaması halinde “ed-dârü’l-âhire”, “dârü’l-âhire” (son ikamet mahalli), birinde “en-neş’etü’l-âhire” (ikinci yaratılış, son hilkat) tarzında, elli yerde de dünya ile (ikisinde dünya mânasındaki ûlâ ile) mukabele edilmiş olarak zikredilir. “el-Âhire”nin, yalın olarak kullanıldığı yerlerde de “ed-dârü’l-âhire” tamlaması mânasında olduğu kabul edilir.

Kur’an’ın üç ana konusu vardır; Tevhid, peygamberlik ve ahiret. Hem Mekke’de hem de Medine’de indirilen surelerde sürekli ele alınan konulardan birisidir ahiret. Çünkü Kur’an’ın indirildiği sosyo-kültürel ortamda insanların bir türlü anlamak istemediği, devamlı itiraz ettikleri ve kabul etmedikleri bir hakikattir ahiret. Zira Mü'minun Suresi 35-38. ayetlerde “O peygamber size ölüp toprak olduktan sonra tekrar diriltilip çıkarılacağınızı mı vadediyor? Bu çok çok uzak bir şey! Bu dünya hayatımızdan başkası yoktur. Ölürüz, yaşarız, biz diriltilecek değiliz. O Allah hakkında yalan uyduran bir adamdan başkası değildir. Biz ona inanmayız” , Casiye Suresi 24. ayette “Hayat ancak bu dünya hayatıdır. Ölürüz, yaşarız. Bizi helak eden ancak zamandır.”, Hud Suresi 7. ayette ise “Eğer onlara siz öldükten sonra tekrar diriltileceksiniz desen, kâfirler mutlaka, bu ancak apaçık bir sihirdir derler.” şeklindeki ifadeler ahirete inanmayanların bozuk zihniyetini yansıtmaktadır.

Kur’an ahirete alelade bir şekilde değil yakini, kesin, şüphe içermeyen bir tarzda inanılmasını, müttaki olmanın ve kurtuluşun ancak bununla olacağını Bakara Suresinin ilk 5 ayetinde haber verir:

“Elif Lâm Mîm. Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir. Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar. Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar. İşte onlar Rab’lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.”

Diğer yandan bu dünya hayatını anlamlı kılan da ahiret inancıdır. Nereden geldim ve nereye gidiyorum, niçin inanıyorum, niçin ibadet ediyorum, niçin iyilik yapıyorum? vb. sorular ahiret inancı olmadığında kalbi tatmin eden bir cevaba kavuşamaz. İnsanlığa sığmayacak zulümleri yapanların yaptıklarının yanlarına kalmayacağı, onların da ettiklerini bulacağı inancı insanı teselli eden ve ona azim veren en güçlü inanç.

Zaten asrımızda inanç problemleri başta olmak üzere iyiliklerin ve iyilerin azalmasının, kötülüklerin, kötülerin ve suçların artmasının, ahlaksızlığın yaygınlaşmasının temelinde ahiret inancındaki zayıflama yatmaktadır. Bu açıdan bu iman sadece 7. asrın değil 21. asrın da en önemli meselelerindendir.

Âhiret Hz. İsrafil’in sur denilen şeye üflemesi sonrasında başlayacak, sonu cennet veya cehennem olacak kalıcı hayattır. Âhiret hayatı bazı aşamalar içermektedir.

Âhiret hayatının 1. aşaması Hz. İsrafil’in sura üflemesinden sonra kıyametin kopmasıdır. Bu sura ilk üfürüştür. Kıyametin kopmasıyla beraber kâinattaki düzen tamamen değişecektir.

Âhiret hayatının 2. aşaması Hz. İsrafil’in sura ikinci üflemesi sonrası bütün canlıların diriltilmesidir.

Âhiret hayatının 3. aşaması canlıların yeniden dirildikten sonra bir yerde toplanmasıdır. Buna haşir toplanılan yere ise mahşer denilir.

Âhiret hayatının 4. aşaması kiramen kâtibin meleklerinin dünyada yapılan bütün işleri yazdığı amel defterlerinin dağıtılmasıdır.

Âhiret hayatının 5. aşaması amel defterlerinde (Kur’an’da bu kitap olarak da ifade edilir.) yazılmış olan şeylerin hesabını Allah’a vermektir.

Âhiret hayatının 6. aşaması hesaptan sonra amellerin hakikatini Allah’ın bileceği mizan adı verilen bir terazide ölçüye vurulmasıdır.

Âhiret hayatının 7. aşaması cehennemin üzerine kurulmuş ve herkesin ameline göre geçebileceği sırat adlı bir yoldur.

Âhiret hayatının 8. ve son aşaması ise cennet veya cehennemdir.

{ "vars" : { "gtag_id": "G-815M9GDBNG", "config" : { "G-815M9GDBNG": { "groups": "default" } } } }