BİR İKLİMİN HATIRASI

Abone Ol

Bazı dizeler vardır; insanın peşine takılır, sesini ödünç alır. Bir merdiveni çıkarken, akşamın en savunmasız anında, kendi kendine söylenir. Segâh makamındadır bu dize. Bir musiki bilgisinden çok, bir hâlin adıdır. Bilmekle değil, hatırlamakla ilgilidir.

Eski olanı sevmek bir alışkanlık değil, bir direnme biçimidir. Zaman geçtikçe insan nerenin yerlisi olduğunu değil, neyin uzağında kaldığını fark eder. Yaşamak denilen yolun onurla tamamlanması için katlanılan çile, biriken yorgunluk ve sessizce taşınan vefa, bugünün dilinde karşılığını yitirmiş kavramlar gibidir. Oysa vefa, sevdanın dışına itildiğinde, sevda eksik kalır; sesi kısılır, derinliği azalır.

Herkes sevmekten söz eder ama sevmenin kendisi görünmezdir artık. Bu görünmezlik, eskide kalmış gibi duran ama eskimeyen bir zihni ayakta tutar. Rubailerle, ney taksimleriyle, gazellerle yoğrulmuş bir zihin… Eski harflerle yazılmış kitapların arasında dolaşan menkıbeler, onları ağır ağır heceleyen ihtiyar pirlerin sesiyle tamamlanır. Ömrün yeni oyunları vardır elbet; fakat bu oyunlar herkese göre değildir. Bazıları, ne kadar denese de, bu çağın kurallarını öğrenemez.

Belki de müzmin hüzün tam burada başlar: Eskiye, eskilere duyulan vefada. Eski, güzel ve dokunmadan sevmelerde… Her şeyin hızlandığı, değersizleştiği ve kolayca vazgeçildiği bir çağda, yavaş kalmak neredeyse bir kusur sayılır. Oysa bazı kalpler ancak ağır atarak hayatta kalır.

İnsan bir yerden sonra yerleşme fikrini de askıya alır. Karanlık çağlardan bugüne sızan ama hâlâ aydınlatan türküler gibi; biraz su gibi, biraz düş ertesi bir sersemlikle yaşayıp geçmek ister. Tutunmadan, sahiplenmeden, fazlalık üretmeden…

Rüzgâr her yerde aynı esmez. Aynı dokunmaz insanın tenine. Bunu en iyi bilenler, bir iklime ait olup hiçbir yere bütünüyle yerleşemeyenlerdir. Yağmurdan sonra orman toprağının kokusu, ıslak damlar, ocakta çıtırdayan alevler… Küçük bir şehrin büyük dağlarında yankılanan sabah ezanları… Bazen bir ömür, bu imgelerin sessiz toplamıdır.

Özlemek, insanın kendine sadık kalma biçimlerinden biridir.

Ve bu sadakat, eskiden kalma ama hâlâ diri bir dildir.

HA

{ "vars" : { "gtag_id": "G-815M9GDBNG", "config" : { "G-815M9GDBNG": { "groups": "default" } } } }