Gürer: Et ve Süt Kurumu zamları geri almalı Gürer: Et ve Süt Kurumu zamları geri almalı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tarım ve Orman Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem yaptığı basın açıklamasıyla hükümetin tarım ve hayvancılık politikalarını eleştirdi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Adem açıklamasında; ‘’İktidarın büyüme masalları, açıklanan hayvancılık yol haritaları, çiftçinin 3 yıl önceden önünü göreceği vaatlerinin gerçek dışı olduğunu bir kenara bırakıp Türkiye tarımındaki gerçek sorunları konuşalım istiyorum. Türkiye’de tarım sektörünün başlıca sorunlarından biri kurumlarımızın içinin boşaltılmış, değersizleştirilmiş olmasıdır. Tarım sektörüne yön vermesi amacıyla kurulmuş işe yarayan hangi tarım kurum ve kuruluşuna baksanız bunu görebilirsiniz. AKP, 22 yıllık iktidarı boyunca elini hangi köklü kurum, kuruluşa attıysa kökünü kurutana kadar sömürmüştür. Hepimizin bildiği acı bir gerçekle başlayayım. Cumhuriyetimizle beraber ilk temellerini attığımız yıllar içerisinde sayılarını 33’e üzerine çıkarttığımız şeker fabrikalarımız AKP iktidarının eliyle teker teker özelleştirilmiştir. Alpullu, Afyon, Bor, Çorum, Elbistan, Erzincan, Turhal ve daha nice şeker fabrikaları özelleşti. Dahası yok pahasına elden çıkarılmaya devam etmektedir. Geçtiğimiz günlerde Bursa'nın Karacabey ilçesinde bulunan Türkiye Şeker Fabrikası'na ait 8 bin 556 metrekarelik arazi ile üzerindeki yapıları 58 milyon 500 bin TL’ye Erdoğan'ın imzasıyla satılmıştır. Bu satıştan elde edilen gelir, Erdoğan’ın Beştepe’deki sarayının iki günlük harcamasına yetmemektedir. Erdoğan’ın attığı her imzada devletin kaynakları, vatandaşın vergisi, çiftçinin emeği, alın teri buhar olup sarayının şatafatında kaybolmaktadır’’ dedi.
TARIM KREDİ'NİN KURUMSAL KİMLİĞİ DE AKP TARAFINDAN YOK EDİLDİ
Erhan Adem açıklamasının devamında: “Tarım Kredi'nin kurumsal kimliği AKP tarafından yok edildi. Tarım Kredi Kooperatifi’nin kuruluş amacı nedir? Ortakları olan çiftçilerin üretimlerine katkı sağlamaktır. Üretim miktarını ve verimliliği arttırıcı imkanlar sunmaktır. Bunların başında üretim kredileri sağlamak ve üreticilerin pahalı kredilerle borçlanmasının önüne geçmek gelir. Bu sayede çiftçi rekabet gücü kazanır. Ama nerde? AKP iktidarı yeter ki sömürülecek bir kaynak görsün. Gözünü diktiği her kurumda olduğu Tarım Kredi Kooperatiflerinde de sapla samanı birbirine karıştırdılar. Türkiye’nin en köklü tarım kooperatifini seçim kampanyalarına malzeme ettiler. Kendi yanlış politikalarının faturasını her zaman olduğu gibi çiftçinin ve esnafın sırtına yüklemeye devam ediyorlar’’ iİfadelerine yer verdi.
TMO ÇİFTÇİNİN ÜRÜNÜNÜ NASIL ALACAK?
Sözlerine Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile devam eden Adem, hasat döneminde yaşanabilecek sorunlarla ilgili devam ederek, “TMO’da durum farklı mı? Hiç değil. Ofis, geçen hasat döneminde randevu verme sıkıntılarıyla çiftçiyi uzun süre mağdur etti. Mağduriyete rağmen genel seçimin getirdiği oy kaygısıyla tarihinin en büyük alımı yaptırıldı. Ancak bu alımlar, bir programa uygun şekilde planlı şekilde yapılmadı. Öncesinde ithal edilen ürüne ek olarak 13 milyon ton ürün iktidarın talimatıyla silolara çaka çaka doldurtuldu. Şimdi silolar tıka basa dolu, hasat dönemi ise yaklaştı. TMO çiftçinin ürününü nasıl alacak? Başka bir konu ne kadardan alacak? Tohum, gübre, mazot fiyatlarıyla borçlandırılan üreticiyi şimdi de ürününü satamama endişesi sarmış durumdadır. Bu konuya ilişkin iktidardan, TMO’dan bir kişi de çıkıp açıklama yapmıyor. Böyle giderse et ve süt üretimini bitirdikleri gibi bitkisel üretimin de sonunu getirecekler. Türkiye tarımının büyümesi, gelişmesi ve kırsalımızın kalkınması önündeki en büyük engel AKP iktidarının akıl almaz tarım politikasızlığıdır. Bu iktidarın, tarım sektörünü sömürmek ve kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmek dışında bir hedef yoktur. Her türlü oyunla kurumların içlerini boşaltarak, kaynakları yandaşa aktaran AKP iktidarı bu ülkenin fabrikalarını, kooperatiflerini, depolarını yağmalamakta, kurumları kimliksizleştirmiş, işlevsiz hale getirmektedir. Böylesi yıkıcı yok edici bir anlayışı kabul etmemiz, içimize sindirmemiz mümkün değildir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu sorunların çözümünü cumhuriyetin fabrika ayarlarına geri döndürülmesinde görüyoruz. Değişim için var gücümüzle çalışacak, halkımızın desteğini arkamıza alarak devletimizin değerli kurum ve kuruluşlarını yeniden güçlendireceğiz. Devletin kaynaklarının milletin faydasına kullanılması için elimizden ne geliyorsa yapacağız’’ dedi.
(Dahi GEDİK)