Advert
Advert
Kamu, Üniversite ve Sanayi İşbirliği Teknoloji Doğurur
Yüksel Kaplan

Kamu, Üniversite ve Sanayi İşbirliği Teknoloji Doğurur

Bu içerik 263 kez okundu.

Bilgi ve yeteneğin etkili olduğu bir ekonomide, kamu, üniversite ve sanayi arasındaki ilişki önemli rol oynar. Bu kapsamda, kamunun görevi üniversite ile sanayinin arasında oluşacak işbirliğini kolaylaştıracak ve geliştirecek mevzuat ve politikaları geliştirmek ve sürdürülebilirliğini takip edecek görev ve sorumlulukları yerine getirmektir. Uzmanlar tarafından Ar-Ge ve Yenilikçilikle ilgili kurslar ve seminerlerin verilmesi, özellikle sanayici işverenlerin bakış açılarını değiştireceği gibi teknolojik yol haritalarını geliştirmelerine de yardımcı olacaktır. Kamuda son 15 yıldır bu konuda atılan adımları ve yapılan olumlu politik kararların etkilerini büyük bir iştiyakla hep birlikte takip ediyoruz. Yapılanlar yapılacaklara umut ışığı olmaktadır. Örneğin bu ay içerisinde KOSGEB’in açıkladığı TEKNOYATIRIM destekleri ülkemizin önünü açacak ve cari açık oluşturan yüksek teknoloji ürünlerine yönelik bir destek programı niteliğinde olup, teknolojik düzeyi yüksek yatırımlara 5 milyon TL gibi muazzam bir destek verilmektedir. KOSGEB programının amacını “Öncelikli teknoloji alanlarında yer alan Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri sonucu ortaya çıkan yeni ürün/ürünleri ticarileştirmek, ülke ekonomisine katma değer oluşturmak, uluslararası pazarlarda yer alarak teknolojik ürün ihracatını artırmak için işletmelerin yapacakları teknolojik ürün yatırımlarının desteklenmesidir” olarak açıklamıştır. Sanayinin görevi karmaşık sorunların çözümü için yeni fikir ve yaklaşımlara açık olmalarıdır. Firmalar yakınında bulunan üniversiteler veya araştırma kurumları ile işbirliğine girmeli ve üniversitelerin hem insan kaynağını hem de altyapı imkânlarını kullanma fırsatını değerlendirmelidir. Böylece firmalar; özellikle danışmanlık mekanizmasını kullanarak ulusal ve uluslararası projelere imza atabilirler. Örneğin Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi ve ülkemizin önde gelen sanayi kuruluşlarından VESTEL, 2005 yılından beri birlikte ulusal ve uluslararası desteklerle önemli bir bilgi birikimi ve güçlü bir altyapı oluşturmuştur. Bu konuda yapılan çalışmalar dünya standartlarında bir araştırma ve uygulama altyapısına dönüştürülmüştür. Birlikte yürütülen çalışma konularından birisi, katı oksit yakıt pili sistemlerinin geliştirilmesi ve ticarileştirilmesidir. Bu çalışmanın dünyadaki diğer devletlerden önce veya onlarla eş zamanlı olarak ticarileştirme aşamasına getirilmesi ve çalışmaların bilimsel altyapıya dayalı olarak daha kapsamlı yürütülebilmesi için üniversite-sanayi işbirliğinin daha da güçlenmesi gerekmektedir. İşte bu yüzden benzer üniversite sanayi işbirliğine şiddetle ihtiyaç duyulmaktadır. Sanayi kuruluşları ekonomik olarak ya ileri ya da geri giderler; bu kuruluşların yerinde sabit kalması mümkün değildir. Gelişmenin hatta ileri gitmenin en temel koşulu ise sürdürülebilir teknolojik ürünleri geliştirmek ve üretmektir. Bu da ancak üniversiteler ile birlikte olabilir. Son yıllarda birçok firmamız Ar-Ge ve Tasarım Merkezi açmıştır. 3 Kasım 2017 tarihi itibariyle ülkemizde 673 Ar-Ge Merkezi açılmıştır. Bu durum, sanayimizin Ar-Ge’nin önemini anladığını ve Ar-Ge kültürünün geliştiğinin bir göstergesidir. Niğde’mizde gerek Niğde OSB gerekse Bor OSB’nin yüksek doluluk oranına rağmen son derece az olan yüksek teknoloji geliştiren ve üreten firma oranını artırma yönünde hem Niğde Ticaret ve Sanayi Odasına hem de Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesine büyük sorumluluklar düşmektedir. Üniversiteler ise sanayi kuruluşları ile yaptıkları işbirlikleri ile Ar-Ge çalışmaları kapsamında geliştirilen teknolojik ürünleri endüstriyel uygulama alanına dönüştürme ve yenilikçi fikirleri keşfetme gibi fırsatları sanayinin elde etmesine olanak sağlamalıdır. Diğer taraftan üniversitelerin en öneli görevi elbette ki temel araştırma ve uygulamalı araştırma ile bilgi üretimi ve sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli temel bilimci ve mühendislerin gelişimini sağlayarak yetiştirmektir. Fakat Üniversitelerin görevi sadece bundan ibaret olmamalı, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi sanayicilerimizin sorunlarını çözerek bilginin ticarileştirilmesinin yolunu açmalı ve kolaylaştırmalıdır. Son yıllarda kamunun geliştirdiği politikalarla üniversite-sanayi işbirliği üst seviyelerde temsil görmüştür. Fakat bunun yeterli olduğunu söylememiz mümkün değildir. Bilimsel gelişmenin kaynağı olan üniversiteler, yeni ve yenilikçi üretimin temel aktörü sanayi kuruluşları ve bu iki kesimi bir araya getiren ve destekleriyle iki aktörün işbirliğini üst seviyelere çıkarmaya çalışan ise kamu yani devlettir. Bu üçlü, yüksek teknolojik duyarlılığa yatkınlığı ile üretim ve sürdürülebilirlik dinamizmi içerisinde bir arada hareket ettiği müddetçe ülkemizin ve milletimizin her alandaki refah seviyesi hiç şüphesiz katlanarak yükselecektir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Aydın Akbaş Niğde’ye veda etti
Aydın Akbaş Niğde’ye veda etti
15 TEMMUZ ANISINA...
15 TEMMUZ ANISINA...