Advert
Advert
DEĞERLER EĞİTİMİ ÜZERİNE GENEL BİR BAKIŞ
Gazi Karabulut

DEĞERLER EĞİTİMİ ÜZERİNE GENEL BİR BAKIŞ

Bu içerik 93 kez okundu.
Reklam

ÖZET

Toplum hayatının şekillenmesindeki en temel kurum şüphesiz ki eğitim kurumları olmalıdır. “Bireyin, bir problemi görme ve çözme yeterliliği kazanması” şeklinde tarif edebileceğimiz eğitim kavramı, uygulama sahasında aynı hüviyeti kazanamamıştır. Özellikle cemiyet hayatında yaşanan kültürel değişim ve farklılıklar, eğitim camiasını yeni arayışlara itmiştir. Bu çabalar “değer” kavramı üzerinde yoğunlaşmış ve bunun bir bütünsellik içerisinde eğitim-öğretim müfredatına girmesi sağlanmıştır. Nihayet okullarda sistemli bir program dahilinde ve derslerin içinde belirlenen kavramlara yer verilmiştir. Yapılan çalışmalar neticesinde bütün kademelerde “sevgi ve saygı, temizlik, doğruluk ve dürüstlük, yardımlaşma ve dayanışma, sabır, aile ve toplum, adalet ve sorumluluk” gibi başlıklar belirlenmiştir.

KAVRAMLAR

Değer, eğitim, öğretmen, okul, kültür, müfredat, program

GİRİŞ

Kavramlar ve kavramlara yüklenen anlamlar, ifade ettiği sözlük anlamından ziyade kullanılış şekli ve kullanıldığı yere göre yer yer değişik manalara dönüşebilmektedir.” Değer” sözcüğü de bunlardan biridir. Türk Dil Kurumu’na göre “bir şeyin para için ölçülebilen karşılığı, paha, üstün nitelik, üstün ve yararlı nitelikleri olan birey, bireyin nesne ile olan ilişkilerini belirleyen durum ve bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü” gibi anlamlarda tanımlanmaktadır (TDK, 2015). Değerler eğitimi ile amaçlanan “iyi bir birey” kadar “iyi bir yurttaş” olmak hedeflenecekse Türk kültüründe öğretmenin yerini irdelememiz gerekmektedir.

Türklerde karşılaştığımız ilk öğretmenlik ve eğitim örneği, göçebe yaşantı doğrultusunda korunma ihtiyacı ve savaş eğitimi çizgisinde olmuştur. Konuyu Yahya Akyüz, Eğitim Tarihi’nde şöyle açıklıyor:

“Hunlar, tarihte bilinen en eski Türk devleti olup, merkezleri Orhun Selanga ırmakları ile Türklerin kutlu ülke saydıkları Ötüken ve çevresi merkez olarak kurdukları bir devlettir. Başkentleri Ötüken’dir. 17 sürü besleyen, atlı göçebe kabilelerden oluşmuştur. Özellikle komşuları Çin’e karşı korunmalarını kolaylaştırdığı için, Hunlar yerleşik değil göçebe bir yaşantıyı benimsemişlerdir. Bunun doğal sonucu olarak da savaşçılık, yöneticilik, bazı el sanatları ile dini inanışlar ve çocuk yetiştirmeye ilişkin değerler eğitime damgasını vurmuştur. Hunlardaki eğitimi; yaşayış biçimleri şekillendirmiştir.” (1)

Tabi burada karşımıza çıkan asıl kavram “eğitim” sözcüğü oluyor. Yıllarca “ Eğitime Giriş” derslerinde bu kavramı şöyle tanımlandı.

Eğitim; Latince’de “Educate” mastarının isim şekli olan “Education” sözcüğünün Türkçe karşılığıdır.(2)

Sözlükte, büyütmek, yetiştirmek, geliştirmek gibi anlamlara gelir. (3)

Terim olarak ise; “Bireyin davranışlarında, kendi yaşantısı yoluyla istendik yönde değişme meydana getirme süreci” (4) veya “Bireyin davranışında, kendi yaşantıları yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişme meydana getirme denemeleri sürecidir. Günümüzde bu tanımın artık “bireyin problemi görme ve çözme yeterliliğine ulaşması” şeklinde izah edilmesinin daha doğru olduğu ifade edilebilir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Aydın Akbaş Niğde’ye veda etti
Aydın Akbaş Niğde’ye veda etti
15 TEMMUZ ANISINA...
15 TEMMUZ ANISINA...