Advert
Advert
Şekerim Benim
Dr. Özlem Ecemiş

Şekerim Benim

Bu içerik 499 kez okundu.
Reklam

 

Tatlı olgusunun yarattığı hoşluk duygusunu hepimiz biliriz. Sofralarımızda, ikramlarımızda, hediyelerimizde tatlı yiyerek tatlı konuşmak, kültürümüzde yer etmiştir. Ancak ülkemizde son 12 yılda şeker hastalığının yüzde 90 artış göstermesi, şişmanlığın artması, zayıf görünümlü şeker hastalığından uzak görünen insanlarda bile damar hastalıklarının artışı şeker, tatlı, karbonhidrat grubu besinler ve hazır gıdalara olan dikkati arttırmıştır. Bu grubun tüketiminin artması ile günlük yaşamda görülen yorgunluk ,halsizlik ,çabuk acıkma gibi konforsuzluklarla da şeker ve tatlı kavramı tüketimi daha farklı irdelenmeye başlanmıştır. İngiltere Sağlık Bakanlığının fazla şekere karşı “şeker vergisini” gündeme getirmesi, Amerikan Tıp Derneklerinin hastalık temellerinde fazla şekerli beslenmeyi göstererek tehlikelere dikkat çekmesi, Avrupa da anaokulu ile başlayan eğitim programlarına” şekersiz beslenme” projelerinin alınması bireysel olarak da şekere karşı bir mesafe konulması gerektiğini düşündürür belki.

Vücudun şekere ihtiyacı yoktur ve şeker vücudun istediği bir besin değildir. Gerektiğinde diğer gıdalardan üretir. Dilimize tatlı bir şey değdiği anda dilimizdeki tat tomurcukları ile beynimizde mutluluk hissi veren hormon salgılanır.Bu sırada tatlı gıda mideden incebağırsağa geçer ve kana karışır.Pankreastan insülin salgılanır.İnsülin kandaki şekeri düzenlemekle görevlidir ve vücudumuzda bütün metabolizmamızda anahtar rol oynar. Eğer insülinin ani salınımları olmaz yani dengeli şekilde salınırsa metabolizmamızda dengede gider. Ancak şekerli katkı ürünlü fabrikasyon gıdalarla insülinin aniden iniş çıkışlar göstermesi yorgunluk, bitkinlik gibi hisler ve organlarda yağlanma, damarsal yapılarda tıkanıklık gibi hastalık zeminlerini oluşturacaktır.

Sessiz katil, tatlı zehir, aptallaştıran yiyecek ve hatta uyuşturucu madde kadar keskin tanımlarla şekere karşı gelişen bu haklı tepkide belki biz de şekerle ilişkimizi gözden geçirebiliriz.Bizim dillere destan baklavalarımızdan senede bir ,bir kez yemenin,sütlü tatlı,bitter çikolata gibi tatlıları bir parçacık nadir yemenin,tatlı meyvelerin ,makarna ,pilav,ekmek,erişteninde şeker olduğunu unutmasak belki hayatımızdan tümüyle çıkarmamız gerekmez.

Tatlıyı çok çok az yiyerek çok çok tatlı konuşacağınız zamanlar diliyorum.İyi bayramlar.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Aydın Akbaş Niğde’ye veda etti
Aydın Akbaş Niğde’ye veda etti
15 TEMMUZ ANISINA...
15 TEMMUZ ANISINA...