Advert
Gazi KARABULUT
Gazi KARABULUT
Giriş Tarihi : 16-12-2016 09:44

TOPRAK KAN İÇERKEN…

“Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.” Diyor ya Fuzuli…

Yıllardır yazıyoruz, anlatıyoruz, dertleşiyoruz, kitaplaştırıyoruz ve artık insanlığın haline baktıkça üzerine kürek kürek toprak atıldığına şahit oluyoruz.

Yine Cemil Meriç’in ifadesi ile “Dert çok, hemdert yok, düşman kavî tali zebun...” denilen hali yaşıyoruz.

Her ne kadar tarih, yazının icadı gibi uyduruk zaman çizelgeleri verse de inanıyoruz Adem’i yaratan Allah, onunla birlikte bilmeyi de öğretmiş ve ilk insanla birlikte bilinenler kaleme alınmıştı.

 İnsanlık tarihinde dile getirilen hususlara baktığımızda birileri kan, kin ve zulüm ile birileri de bu zalimliklere karşı mücadele etmeyle uğraşmış. Bunların haricindeki gruplar da ne etliye ne sütlüye karışmış ve daha sonra da kazanın yanında yer almışlardır.

 Tıpkı Musa peygamberin Firavun ile mücadelesinde, Yahudilerin “ Sen ve Rabbin gidin savaşın” dedikleri gibi ve ardından “kazanırsan ne ala, senin yanında yer alırız, ancak kaybedersen kusura kalma biz senin yanında yer almayız” anlayışı ile hareket ettikleri gibi…

Yeryüzü artık gözyaşı dökmeyi unutalı asırlar geçti. Yerden kan fışkırıyor. Toprak artık su değil kan içiyor. Ve maalesef akan kanların çoğunluğunu çocukların, yaşlıların, biçarelerin, suçsuzların kanı teşkil ediyor.

                Ve Halep ağlıyor.

                Ve Ecdat yadigarı topraklar inliyor.

                Ve insanlık üç değil üç bin maymunu oynuyor.

                Ve artık yüreğimiz kaldırmıyor duyduklarımızı, okuduklarımızı, seyrettiklerimizi.

 Bugün yaşananları değerlendirdiğimizde ABD’nin, İngilizler tarafından Ortadoğu olarak tanımlanan toprakları yine İngilizlerin kurgusu ile şekillendirme sürecinin sonucu olduğu açıktır.

 Ortadoğu politikasının temelini oluşturan “küçük devletçikler ve mezhep esaslı ayrılıklar” yaklaşımı coğrafyayı kan gölüne çevirmiş ve uzun bir süre daha kaosun devam edeceği bir hüviyete bürünmüştür.

2011 yılında Esed’in devrilip yerine muhalif bir yapının geleceği düşüncesinden hareketle başlayan strateji kutuplaşmaları da beraberinde getirmiştir.

Bir tarafta ABD, Suudi Arabistan ve belli ölçülerde Türkiye yer alırken öte yanda oluşan Çin, Rusya ve İran cephesi küresel ve ulusal çıkarlar düzleminde tutumlar ortaya koymuştur.

 Bu süreç büyük katliamlar ve göç dalgalarına sebep olurken şüphesiz ki en büyük zarar Suriye’de yaşayan insanlara olduğu gibi, bölge ile tarihi, dini ve milli bağları olan Türkiye, en çok etkilenen ikinci ülke olmuştur.

  Üstelik müttefik görünümlü ABD’nin, Irak ve Suriye’deki  PKK uzantısı PYD’yi açıkça desteklemesi ülkemizin sınırlarında IŞİD ve diğer radikal mezhepçi örgütlere ek olarak PYD’nin de karşımıza yeni bir güç unsuru olarak çıkmasına sebep olmuştur.

 Bölgedeki selefi gruplar, şii milisler, etnik unsurlar coğrafya ile ve coğrafyanın açacağı diğer kapılarla ilgili hesabı olan başta Rusya, Çin, İran karşıda ABD ve İngiltere açısından kaosun derinleştirilip küresel güçler lehine değerlendirilmesi için kullanılan örgütler pozisyonuna sokulmuştur.

Suriye’de yaşanan zulümlerden ve ABD, Rusya destekli zalimce katliamlardan bir soykırıma tabi tutulan dindaşlarımızın, soydaşlarımızın acısını yüreğinde gerçekten hisseden sadece Türkiye vardır. Bu sebepten de bölgede mücadele edenler ve Suriye’de yaşayanlar en büyük desteği Türkiye’den, Türk milletinden beklemektedir.

Şüphesiz ki Türkiye yaşananlara ilgisiz kalmamakta ve sivil inisiyatif de dahil olmak üzere gerekli girişim sergilenmeye çalışılmaktadır.

Ancak uluslararası siyasi dengeler başta AB, ABD ve Doğu Bloku, Türkiye’nin ve bölgenin hassasiyetlerinden ziyade tarihi  “karıştır ve kendi çıkarlarına göre dizayn et” anlayışı ile cepheler, kuvvetler ve sınırlar belirlemektedir.

Böylesine karmaşık yapı içinde çözüm için en etkili merkezler başta Ankara olmak üzere Moskova ve Tahran tarafından Esed’in masaya oturtulması sağlanmalıdır.

Türkiye içte ve dışta yaşanan katliamların, zulümlerin, göçlerin boyutunu uluslararası camiaya duyurmak için daha etkin yaklaşımlar sergilemelidir.

Bu, insani olduğu kadar İslami ve milli bir vazifedir.

Çünkü Halep bizim için İstanbul gibidir. Ecdat yadigarı, kardeş topraklarıdır. Kardeşinin derdi ile dertlenmeyen de bizden değildir.

 

               

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazi KARABULUT

Gazi KARABULUT

DİĞER YAZILARI O YAZI 24-01-2020 07:41 DEVLET-İ EBED MÜDDET 03-10-2019 08:56 OKUL… 05-09-2019 09:08 KURT (BOZKURT) 10-08-2019 08:42 TÜRK 09-08-2019 08:36 MİLLİYETÇİLİK 02-08-2019 08:27 TURAN VE TURANCILIK 31-07-2019 08:27 TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN MEDENİYET ANLAYIŞI 24-07-2019 09:35 NESİLDEN NESİLE AKTARILAN TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ FİKRİNİN TEŞKİLAT SÜRECİ VE ÜLKÜ OCAKLARI 03-07-2019 07:30 Milliyetçiliğimiz “Yaşasın” Ve “Kahrolsun” Sloganları Etrafında Dolanan Bir Duygu Yığını Değildir. 26-06-2019 08:33 Bu Yavrulara Kim Acıyacak? 15-06-2019 08:24 BİZ ANADOLU’YA ÜLKÜ VE İMAN GÖTÜRÜYORUZ 21-05-2019 11:32 ÇAĞRI! 16-04-2019 07:13 BAŞBUĞ BİR ÜLKÜDÜR! 05-04-2019 08:48 BU BİR SEÇİM DEĞERLENDİRME YAZISI DEĞİLDİR. 03-04-2019 08:21 ELLİ YILLIK MÜCADELEYİ BEŞ BİN YILLIK TARİHTEN ALIP NİCE BİN YILLARA TAŞIMAK 12-02-2019 07:20 TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN MÜCADELESİ 30-01-2019 07:38 Vay Yalan Dünya ! 08-12-2018 07:01 Millet Bilinci Ve Onlar 30-11-2018 09:01 Alparslan Türkeş'in Romanını Yazmak ! 15-10-2018 09:19 Eğitim Öğretim İle İlgili Temel Beklentilere Pozitif Yaklaşımlar 25-09-2018 09:04 Okullar Açılırken Öğretmen 17-09-2018 10:51 Toplumcu Belediyecilik Anlayışının Milli Ve Yerli Kodlari -3- 13-09-2018 09:05 Toplumcu Belediyecilik Anlayişinin Milli Ve Yerli Kodlari -2- 12-09-2018 08:45 Toplumcu Belediyecilik Anlayişinin Milli Ve Yerli Kodlari -1- 11-09-2018 08:42 Milli Şuur ve Milletle Buluşma 28-08-2018 08:14 Türk Milliyetçilerinin Tarihi Sorumluluklarına Satır Başları 04-07-2018 09:39 Milliyetçi münevver olmak 21-05-2018 08:32 Dede Korkut Hikayelerinde değerler eğitimi 09-04-2018 08:56 ÜLKÜCÜ Türk Mİllİyetçİlİğİ Temel Kavramlar 20-12-2017 07:54 TÜRKİYE’NİN MAARİF DAVASI’NDA MUALLİM/ ÖĞRETMEN 22-11-2017 07:54 SARP YOKUŞ’UN KUT’U SIR’A DÖNÜŞÜRKEN 06-11-2017 07:28 TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ HAREKETİNİN TÜRK COĞRAFYASINDAKİ JEOSTRATEJİSİ NASIL OLMALIDIR? 18-10-2017 08:43 TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ HAREKETİNİN TÜRK COĞRAFYASINDAKİ JEOSTRATEJİSİ NASIL OLMALIDIR? 17-10-2017 08:19 TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ HAREKETİNİN TÜRK COĞRAFYASINDAKİ JEOSTRATEJİSİ NASIL OLMALIDIR? 16-10-2017 08:17 MİLLİYETÇİ AYDIN NEYE NEDEN İTİRAZ EDER? 02-10-2017 08:26 ÜLKÜCÜ YAZARLAR DERNEĞİ NİYE VAR ? 26-09-2017 08:25 HANGİSİNİ ANLATALIM, HANGİSİNE YANALIM? 14-09-2017 08:13 HANGİSİNİ ANLATALIM, HANGİSİNE YANALIM? 13-09-2017 08:27 KERKÜKLÜ BİR ANNENİN FERYADI 05-09-2017 09:58 Ülkücü Aydınlar 28-08-2017 08:06 DEĞERLER EĞİTİMİNE DUYULAN İHTİYAÇ 10-08-2017 13:59 DEĞERLERİN İNSAN ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 09-08-2017 10:17 DEĞERLER EĞİTİMİ ÜZERİNE GENEL BİR BAKIŞ 09-08-2017 10:12 ÜLKENİN GELECEĞİ İÇİN ÜLKÜLERİN AKTARIMI 16-06-2017 14:06 BİTANECİKLERİM! 12-06-2017 11:02 BOZKURTLAR DİRİLMELİ 05-06-2017 08:38 NEDEN ÖNCE ÜLKE VE ÜLKÜ? 03-03-2017 16:15 AHDE VEFA İMANDANDIR 01-03-2017 13:32 KILIÇKIRAN’DAN ÇAKIROĞLU’NA 20-02-2017 18:20 EVET YİNE BİRLİKTEN BAHSEDECEĞİZ 10-01-2017 07:51 “Kahramanlarımız olduğu müddetçe birliğimizi bozamayacaklar” 09-01-2017 07:49 NAMUS LEKESİ DEĞİL O ANLIMDAKİ GÖRDÜĞÜNÜZ 09-01-2017 07:49 GELECEĞİ İNŞA ETMEK 21-12-2016 17:48 BAŞKA TÜRKİYE YOK 18-12-2016 18:44 TOPRAK KAN İÇERKEN… 16-12-2016 09:44 İNSANLIĞIN ÖLÜMÜNE DİRİLİŞ MUŞTUSU 10-12-2016 13:39 NEREYE BU GİDİŞ? 08-12-2016 07:11 METİN TOKDEMİR İLE SİYAH BEYAZ KARELERDEN MAVİ HAYALLERE 28-11-2016 08:59
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA