Advert
Advert
PARTİLERE AÇIK MEKTUP 2 MHP
Oğuz ÖZDEM

PARTİLERE AÇIK MEKTUP 2 MHP

Bu içerik 234 kez okundu.
Reklam

 Değerli Büyüklerim,

  Unutulmaz başbuğumuz, liderimiz, Alpaslan Türkeş Bey’i 60 ihtilalinde bildiri okuduğu günlerden beri tanıyan biri olarak yazıyorum.

  Daha öncelere gitmeyeceğim ama özellikle 1980lerde partimizin şahlandığı zamanlarda, yine başbuğumuzun söylemiyle “Komonistler Moskova’ya” diye slogan attığımız günlerde, hedefimiz olan Turan ilkesiyle, yol haritamız olan dokuz ışık doktriniyle ne kadar mutlu ne kadar heyecanlıydık.

  Ne olduysa oldu hedefimiz flulaştı, doktrinlerimiz tek tek söndü.

  Sahi ne oldu bize?

  Devlet Bey’im;

  Göreve geldiğiniz ilk günlerde “Ülkücülerin yeri sokaklar değildir, kütüphanelerdir, bilgisayar başlarıdır.” Dediğiniz zaman size ilk hak verenlerden biriyim ben ama şimdi düşünüyorum da sokakları unuttuk, en önemli zamanlarda bile hakkımızı savunmak için sokaklara çıkamaz olduk.

   Bizim en hassas olduğumuz konu Türk Milliyetçiliği değil miydi? Bu konuda bile aşırı ileri gidildiğinde tepkimizi gösteremedik. Gün geçtikçe duyarsızlaştık, tepkisizleştik, ülkemizle ilgili en hassas konularda bile çıkıp iki slogan bile atamadık. Önceleri bir şehit bile olsa “şehitler ölmez vatan bölünmez” diye yeri göğü inletirdik.

   Sürekli kan kaybediyoruz. Yanılıyorsam ne olur beni uyarın.

   Şimdi en önemli konuya geliyorum.

  Devlet Bey’im;

  Kendisini Türk milliyetçisi olarak gören herkes bizim kardeşimiz değil mi? Amaçları daha iyi bir ülke olmamız için çaba harcamaktan başka bir şey olmayan, Meral Akşener, Ümit Akdağ, Sinan Oğan ve daha pek çok ülkücü kardeşimiz niye şimdi bizim karşımızdalar? Partimizin, yumruğunu masaya vurdu mu ses çıkartan çok değerli dava adamı Oktay Vural abimiz şimdi nerede? Eleye eleye, dışlaya dışlaya nereye kadar gideceğiz. Tam tersine bal bıçağı gibi sarılmamız gereken bu değerlere, niye hor bakmaya başladık.

  Yanılıyor olabilirim, sonuçta ben cahil bir Anadolu insanıyım, parti meselelerini sizler kadar bilemeyebilirim ama inişe geçmeye başladığımız, yani kırılma noktamız 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP ile ortak çatı adayı diye çıkardığımız Ekmeleddin bey oldu diye düşünüyorum. Keşke o zaman kendi adayımızla çıksaydık.

   Sonra ne oldu, nasıl oldu anlayamadık. 7 Haziran seçimlerine kadar başkanlık başta olmak üzere karşı çıktığımız pek çok konuya-ki özelikle yolsuzluklar meselesi önemli- savaş açmışken, veryansın ederken sonra bir de baktık durup dururken, AK Parti’nin kendisi dahi düşünmüyorken, şu başkanlık meselesini ne diye ortaya attın da bizi anlamadığımız bir yola düşürdün ki beyim? Tamam, belki siz biliyorsunuz asıl meseleyi ama biz bilmiyoruz ve de anlatamıyoruz.

     Şimdi çevremdeki herkes bizi mevcut iktidarın destekçisi, koltuk değneği, ortağı diye tanımlıyor. Biz ki tarih boyunca kimsenin yandaşı olmadık, şimdilerde bu yaftayı bize nasıl yakıştırıyorlar, buna sebep bizim davranışımız mı oldu.

   Pergelin Açısı daralıyor, 2109’a şurada ne kaldı ki, böyle gitmeye devam edersek…

   Devlet Bey’im, sizden ricam, nasıl yaparız köylü aklımla ben bilemem ama acilen toparlanmamız lazım yoksaaaaa yandı gülüm keten helva.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Aydın Akbaş Niğde’ye veda etti
Aydın Akbaş Niğde’ye veda etti
15 TEMMUZ ANISINA...
15 TEMMUZ ANISINA...