Advert
Advert
 “ELMA KARNAVALI”
Alper Öner Göncü

“ELMA KARNAVALI”

Bu içerik 396 kez okundu.
Reklam

Yurt genelinde ve Niğde’mizde çeşitli etkinliklerle idrak edilen 15-22 Nisan Turizm Haftasını geride bırakırken, ülkemiz ve ilimiz turizminin son dönemdeki gerileme süreci aklıma geldi.  

Niğde’nin, bölge turizminden hak ettiği payı almadığı yıllardan beri çeşitli mecralarda dile getirilir, dostlar alışverişte görsün kabilinden bir iki etkinlik düzenlenip beylik laflar edilir. Ancak bugüne kadar yapılanlar havanda su dövmekten ibarettir. İstanbul Emitt Fuarı, Niğde Günleri gibi organizasyonlarda gösterişli stantlar kurulur, Halka Tatlısı, Elma, Kuru Üzüm, Köfter yenir, Niğde Gazozu içilir, ikramlar yapılıp sohbet edilir.  Niğde dışında yaşayan Niğdelilere memleketlerini hatırlatmaktan öteye geçmeyen bu tür etkinlikler, son yıllarda tavsamış, heyecanını yitirmiştir. 

Bu yılki Turizm Haftası etkinliklerinde Niğde  turizmini yeniden canlandırmak adına “Elma Karnavalı” çağrısı yapıldı. Öncelikle; Rio Karnavalı çağrışımı yapan bu ifadeyi düzeltmek gerekiyor. Karnaval kelimesi, çılgın eğlencelerin yapıldığı Faşing tarzı özel günler için kullanılır. Doğrusu; Geleneksel Niğde Elma Şenlikleri veya Elma Çiçeği Festivali olarak adlandırmaktır. Bu etkinlik Kayardı Vadisi’nin çiçeğe durduğu günlerde düzenlenebilir. “Marka Kent” iddiasıyla geçmişte bu konuda atılan ama devamı gelmeyen adımların bu sefer hedefine ulaşmasını diliyorum. Adana’daki Portakal Çiçeği Festivali’nin yakaladığı turizm başarısını örnek alabiliriz.

Yıllar önce Asmalı Konak dizisi sayesinde Kapadokya’yı ziyaret eden yerli turist sayısı ciddi oranda artmışken, Niğde’nin, her zaman olduğu gibi esamesi okunmuyor, bölgeye gelen turlar teğet geçiyordu.  Ne yazık ki memleketimiz bu rüzgardan faydalanamayıp treni kaçırdı. Her fırsatta Niğdeli olduğunu beyan eden bir dolu işadamı, bürokrat, sinema oyuncusunun her biri başka hava çaldığından, Niğde geri planda itildi, kabuğuna çekildi. Ana akım medyada yer bulacak, rating yapacak prodüksiyonlar yapılmadı, yapılamadı. Bir Cullaz Sokak, bir Kadıoğlu Konağı pekala dizi seti olabilirdi. Niğde’nin tarihi mekânlarının bir turizm sembolü haline getirilmesi gerekiyor. Yoksa klasik turistik tanıtım çabalarıyla bugüne kadar bir yere varılamadığı ortada.

Yetmişli yıllarda, boyunlarında fotoğraf makinesi asılı, sakallı sandaletli turistler Niğdemizden eksik olmazdı. Volkswagen T2 minibüsle, trenle,  bisikletle şehir merkezine gelir, çarşı pazarı dolaşır, tarihi mekanları dikkatle inceler, yanlarına gelen gençlerden Tarzanca rehberlik hizmeti alırlardı.

Bu arkadaşlardan, bölgenin potansiyelini değerlendirmeyi akıl edip turizm acentesi kuranlar uzun yıllar dağların, yaylaların ekmeğini yediler.  Bolkarlar’da,  Aladağlar’da yüzlerce rota, onlarca zirve, yedi düvelden gelen dağcı ve kampçılarla şenlendi, bölgemiz dünyaca tanındı, hatırı sayılır bir sektör oluştu.

Birkaç sene öncesine kadar Aladağlar’da faaliyet gösteren turizm firmaları adına kamp yeri kapmak için yarış eden, kimi zaman taş sopa birbirine giren beygirciler şimdilerde cefakar yük hayvanlarını  Kayseri Sultansazlığı mevkiinde bulunan yılkıya salmanın, çift kabin pikaplarını elden çıkarıp, çadırı çuhayı tasfiye etmenin hesabını yapmaya başladılar. Yaylalarda geleneksel kıl çadırlar bile kurulmaz oldu.

Yurtdışından grup getiren lokal acenteler, dağ turizminden çekilip bilet satış, kapalı grup, bayii toplantısı, kongre turizmi gibi alanlara yöneldi , Umre turları ile kutsal mekan ziyaretleri de yoğun ilgi görmeye başladı.  Niğde ahalisinden Uzakdoğu taraflarına meraklı olanlar, rotayı kutsal topraklara çevirince bu firmalar batmaktan kurtuldu, arz talep dengesi yerine oturmuş oldu.

Şehrimizi kalkındırmak, turizmi canlandırmak adına gösterilen klasik çabaların bugüne kadar bir sonuç vermediği ortada...Bu çabaların ötesinde bir şeyler ortaya koymamız gerekir.

En uzun yolculuklar dahi bir adımla başlar. Bu adım Niğde Kalesinde atılabilir.     Saat Kulesinin hemen altında bulunan kafenin olduğu bölge, direkt olarak boşluğa bakıyor, herhangi bir tedbir alınmamış.  Selfie’ci gençlerin, çoluk çocuğun aşağıya düşme tehlikesi var. İlimizin değerli yöneticilerinin bu konuyu acilen gündemlerine almalarını bekliyorum. 

Kartalı vuran kendi tüyünden ok..

Kızılderili Atasözü

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Aydın Akbaş Niğde’ye veda etti
Aydın Akbaş Niğde’ye veda etti
15 TEMMUZ ANISINA...
15 TEMMUZ ANISINA...