buy tiktok views
HERŞEY BİZDE GİZLİ
İdris İSPİROĞLU

HERŞEY BİZDE GİZLİ

Bu içerik 1263 kez okundu.

        Simyacı’yı okumayan neredeyse yok gibidir. Hikaye kahramanı Santiago, rüyasında Mısır Piramitleri’nin yanında hazine olduğunu görüp yollara düşer. Uzun ve macera dolu bir yolculuktan sonra Mısır’a gelen Santiago, hazinenin kendi memleketinde bulunduğunu öğrenir ve gerçekten memleketi olan Endülüs’te hazineyi bulur. Ülke olarak bulunduğumuz yerin en büyük aktörleri şüphesiz eğitimcilerdir. Bu nedenle eğitim camiamız, büyük bir hazinenin üzerinde oturduğumuzu fark edip, sonu gelmez maceralardan artık vaz geçmelidir. 
        Öğretmenlik, tarihin en eski ve en önemli mesleğidir. İnsanlık, öğretmenlerin eseridir. İlk öğretmen, ilk insan ve ilk peygamber olan Adem aleyhisselamdır. Öğretmen, iki cihanı avuçlarının arasında tutan kutlu kişidir. Bugünümüzü ve yarınımızı inşa edecek olan gerçek mimarlardır öğretmenler. Tarih boyunca devletler, ilme ve alimlere değer verdiği oranda yükselmiş ve yücelmişler, öğretmenin değerini kavrayamayan milletler cehaletten, ilkellikten ve karanlıktan çıkamamışlardır. Bu yüzden öğretmenin düşüşü, insanlığın düşüşü olacaktır.
         Dikkat edilirse büyük Türk devletleri dönemlerinde, devlet ve millet olarak bilimde ve ahlakta çağdaşlarımızın çok ilerisinde olduğumuz görülecektir. Bin sene önce yazılan Atabetü’l Hakayık’ta bilginin önemi öyle güzel anlatılmıştır ki, okuyunca parmak ısırmamak mümkün değildir. Bilgisiz insanın yaşayan bir ölü olduğu, ve bilgilinin ölümsüzlüğe erişeceğini yazan Edib Ahmet Yükneki, ne ilginçtir ki iki gözü de doğuştan görmemektedir. O dipsiz karanlıktan günümüze kadar ulaşan ışık, ilmin ve erdemin ışığıdır. Kendi ifadesiyle, bilgi sayesinde ölümsüzlüğe ulaşmıştır. 
        Tarihin gördüğü en büyük devlet adamlarından biri olan Fatih Sultan Mehmet Han, şehzadeliğinde ele avuca sığmayan yaramaz bir öğrencidir. Bu yüzden kendisini yetiştirmekle görevlendirilen hocalar, yaramazlıklarına dayanamaz, istifalarını verip Sultan Murat’tan aflarını isterler. O sıralarda hacdan dönen Molla Yegan hazretleri, Mısır’da tanıdığı Molla Gürani’yi Edirne’ye gelmeye ikna edip, bir hac hediyesi olarak Sultan 2. Murat’a takdim eder. Padişah, genç mollayı Şehzade Mehmet’e hoca tayin eder. Şehzade Mehmet, ilk derste bütün yaramazlıklarını sergiler; fakat bu yeni hoca diğerlerine hiç benzememektedir. İlk derste darebe fiilini çektirir geleceğin Fatih’ine. Darebe, döverim demektir, fakat bir sürü çekimi vardır. Her çekim bir öncekine göre daha şiddetlidir. Dövdüm, dövüyorum… Akşam olunca şehzademiz Molla Gürani’yi sultan babasına şikayet eder: -Bu adam kim oluyor da senin şehzadene gözdağı vermeye kalkıyor baba, der. Ancak, padişah şehzadeye yüz vermez. Şehzade Mehmet, çaresiz diz kırıp dersine çalışır ve gün gelir çağ açıp çağ kapayan Fatih Sultan Mehmet Han olur.
        İstanbul‘u fetheden genç sultan, kendi adıyla anılan Fatih Camii ve medresesini yaptırır. Cami yapılırken tarihe geçecek bir olay yaşanır. Fatih medresenin giriş kapısının altına bir mezar kazdırır padişah. Mezarın üstüne demirden bir ızgara. İnsanlar merak içinde olayı anlamaya çalışırken Fatih: ‘Vasiyetimdir, ben ölünce mezarıma buradaki ilim ehlinin ayaklarından dökülen toprak konulsun.’’ diye buyurur. Yavuz’un sandukasına örtülü olan çamurlu kaftanın hikayesini bilmeyen yoktur.
        Eskiden hocaların ayağındaki çamur bu kadar kıymetli iken, bugün görevi başında öğretmenler katlediliyorsa biz nerde yanlış yaptık diye düşünmemiz gerekmez mi? Şu haberlere bakar mısınız?
        Kocaeli’nin Gebze ilçesinde, Atatürk Anadolu Lisesi’nin Müdür Yardımcısı Necmeddin Kuyucu, öğrencisi tarafından bıçaklandı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Kuyucu, kurtarılamadı. 
        Denizli’de okuldan atılma kararı alınan 8. sınıf öğrencisinin ailesiyle birlikte okulu basıp, okul içerisinde idarecileri darp ediği iddia edildi. Vücudunda kırık ve çatlaklar bulunan öğretmenler darp raporu alırken, öğrencinin okula gelmeden sosyal medyadan tehdit içerikli mesajlar paylaştığı ortaya çıktı.
        Biz eğitimdeki sorunları çözmek için Avrupa’da, Amerika’da çareler ararken, çocuklarımız gözümüzün önünde, parmaklarımızın arasından kayıp gitmekte; kaleminden başka hiçbir savunma aracı olmayan öğretmenler, görevleri başında öğrencisi tarafından katledilmektedir. Susuzluğumuzu gidermek için, tuzlu su içiyoruz. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Halbuki çözüm öyle sanıldığı gibi uzaklarda değil. Çözüm çok yakınlarda. Çözüm kendi özümüzde, öz geçmişimizde. Hazinenin üzerinde oturduğumuzu anlamak için bütün dünyayı dolaşmaya gerek yoktur. Çözüm, Çanakkale’de kendisini öldürmeye gelen yaralı düşmanı canı pahasına kurtaran ruhta. Çözüm,  ‘’Yüreğinde sevdası olmayanın, köpekten farkı yoktur.’’ buyuran Mevlana’nın satırları arasında.  Koca Yunus’u tanımadan, Hayriye’si üç yüz yıl ahlak kitabı olarak okutulan Nabi’yi bilmeden, Anadolu’ya maya çalan Hacı Bektaş Veli’nin, kalplere hayat veren nefeslerini ezberlemeden boşa kürek çektiğinizi ne zaman anlayacağız? 
        Elimizdeki ab-ı hayatı çöpe atıp elden ilaç uman zavallılara benziyoruz. İnsanı, düşünen ve konuşan hayvan olarak gören zihniyetle nereye varmayı düşünüyoruz. Bizim midemizin ve beynimizin yanında, bir de ruhumuzun olduğunu, insanı hayvandan ayıran şeyin bu ruh olduğunu, ruhun gıdasının verilmeyince insanın zombiye dönüşeceğini ne zaman anlayacağız. Hülasa, “ Hak’tan ve Hak yolundan başka her ne düşünülse, hepsi  perişanlık yoludur.” 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Metruk Yapılara Polis Denetimi
Metruk Yapılara Polis Denetimi
Vali Şimşek Sevgi Çocuklarının Konuğu Oldu
Vali Şimşek Sevgi Çocuklarının Konuğu Oldu

seks shop | seks shop | seks shop | istanbul seks shop | istanbul seks shop | istanbul sex shop | sex toys istanbul diyarbakir escort sex shop denizli escort denizli escort iskenderun escort izmir escort gebze escort pornocu hako