Advert
Advert
KENTSEL DÖNÜŞÜM NEREYE KADAR?
Alper Öner Göncü

KENTSEL DÖNÜŞÜM NEREYE KADAR?

Bu içerik 2863 kez okundu.
Reklam

Ülkemizin büyük şehirleri ile deprem riski taşıyan bölgelerinde başlayıp yurt sathına yayılan kentsel dönüşüm furyasından istifade etme sırasının Niğdemize  gelmiş olması kimilerini sevindirse de, çocukluğumuzun en güzel günlerinin geçtiği mekanların tarihe karıştığını görmek yüreğimizi sızlatıyor.

Geleneksel kent estetiği yok edilip apartmanlaşma teşvik edilirken, mimari dokunun bozulması pahasına şehrin hafıza mekanlarıyla beraber yerel kültür ayaklarının da ortadan kaldırılması, Niğde’nin çehresini ciddi anlamda değiştirdi.                 

Tarihi ve karakteristik özelliği olup koruma altına alınmış eski taş binaların restore edilerek –olmayan- turizme kazandırılmasını, yeni mahallelerin, uydu kentlerin ortaya çıkmasını, kamu kurumlarının hizmet verdiği binaların çağdaş bir görünüme kavuşmasını Niğdemiz için olumlu gelişmeler olarak değerlendirirken, kentin altyapısının yenilenmesiyle beraber sosyal dokuya ve kentin ruhuna yönelik projelerin desteklemesini de göz ardı etmemeliyiz.

Kırk, elli yıl öncesine kadar Niğde kent merkezindeki betonarme bina sayısı iki elin parmaklarını geçmezdi.  Şehir genelinde yaygın olan yığma yapılardı. Bu binaların temeli  üç beş ameleyle kazılır , taş üzerine  briketle inşa edilirdi. Beygir arabasıyla taş taşımak günlerce sürerdi.  İnşaat teknolojisinin gelişmesi, yapı sektörünün önünü açarken, bina yapım süresini de hızlandırdı. Yetmişli yıllara gelindiğinde kent merkezinde apartman furyası başladı. Ancak o günün çetin şartlarında derme çatma binalar yapılması kaçınılmazdı.  İthalat yok, demir yok, çimento yok,  fayans yok, boya yok, benzin-mazot yok, doğru dürüst usta yoktu. Kayseri’den, Ankara’dan rica minnet usta getirtilirdi. Kimi zaman, o dönemde inşa edilen binaların kalitesi konusunda müteahhitlere söylensek de çoğunluğu iptidai koşullarda yaşayan ahaliyi ev bark sahibi edip, çağdaş barınma imkanı sağladıkları için haklarını teslim etmemiz gerekir.  

Her geçen gün Niğde yeni bir çehreye bürünüyor, şehrin silueti değişiyor. Kayseri yolundan şehir merkezine doğru yol alırken ilk gözümüze çarpan Alaattin Tepesinde yükselen Niğde Kalesi ve Saat Kulesi iken şimdi toplu konutlar ve  gökdelen sınıfına girebilecek çok katlı binalar dikkatimizi çekiyor.

Dünya ile paralel olarak ülkemiz nüfusu arttıkça, insanoğlunun barınma ihtiyacı devam ettikçe yapılaşmanın, betonlaşmanın hızlanacağı, her taraftan binaları yükseleceği aşikar; değişim, dönüşüm kaçınılmaz ancak  bu gidiş nereye kadar?

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Aydın Akbaş Niğde’ye veda etti
Aydın Akbaş Niğde’ye veda etti
15 TEMMUZ ANISINA...
15 TEMMUZ ANISINA...