Advert
NEDEN YENİLDİK?
İdris İSPİROĞLU

NEDEN YENİLDİK?

Bu içerik 253 kez okundu.

Hak ve batıl mücadelesi, Habil ve Kabil’den beri aralıksız devam etmektedir. Kıyamete kadar da devam edecektir. Önemli olan hangi safta yer aldığımızdır. Hak gelince, batıl gider. Hakk’ın yanında yer alanlar, asla kaybetmez. Yenilgi, Hak’tan uzaklaşmanın alameti ve sonucudur.

Asırlarca zaferden zafere koşan Müslümanlar, iki yüz yıldır, Hristiyan Batı karşısında çok büyük bir yenilgiye uğradı. Alem-i İslam, iki asırdır, top yekun, zalimlerin pençesi altında inim inim inlerken, bu büyük hezimetin nedenlerini sorgulamakta, bir yandan da kurtuluş çareleri aramaktadır. Aslında iki asırdır aradığımız çözümün formülü, özümüzde gizlidir. Uzaklarda aramaya gerek yoktur.

Dünyayı karanlıktan kurtarmak, insanlığı saadete kavuşturmak için sefere çıkan bir avuç kahramanın, kısa zamanda, dünyanın en büyük imparatorluklarını dize getirmesi; Hindistan’dan İspanya’ya, Altay dağlarından, Alp dağlarına kadar, güneşin doğup battığı diyarları fethetmeleri, normal şartlarda, aklın alabileceği bir şey değildir.  Şanlı Bedir’den başlayarak; Mute’de yüz bine karşı, üç bin, Yermük’te iki yüz kırk bine karşı, elli bin, Malazgirt’te iki yüz bine kaşı, elli bin mücahitle ve tarih boyunca karşı konulmaz sayısız birleşik haçlı ordularına karşı kazanılan o büyük zaferlerin sırrı, üç kelimede gizlidir: İman, ilim ve  ahlak.  Müslümanlar, adı güzel, kendi güzel Muhammed aleyhisselamın izinde yürüdükçe, sayıları az da olsa, asla yenilmemişlerdir. Tarih, bunun sayısız örnekleriyle doludur. Allah için sefere çıkanlar yenilmez.

Bütün dünyayı toplayıp, bir avuç Müslümana galip gelemeyen İslam düşmanları, bu işin sırrını çözmek için çok uğraştılar. Neydi Müslümanları zaferden zafere koşturan güç? Sonunda bir gece yarısı, Yunan isyanının lideri, İstanbul Fener Rum Patriği Gregoryus: ‘Evreka! Evraka!’ diye telgraf başına koştu. Türkleri yenmenin sırrını çözmüş, sabahı bekleyemeden Avrupalı dostlarına mektup uçurmuştu.

İkinci Mahmut Han’ın patrikhanenin kapısında astırdığı papaz şöyle diyordu: ‘Ben Türklerin içinde büyüdüm. Onları çok iyi tanıyorum. Türkleri yenmek imkansızdır. Çünkü Türkler, dinlerine ve geleneklerine çok bağlıdırlar. Devletlerine ve yöneticilerine karşı saygılı ve itaatkardırlar. Türkler zekidir ve kendilerini müspet yolda yönetecek idarecilere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar. Türklerin en büyük meziyetleri, geleneklerine bağlı ve güzel ahlaklı olmalarıdır. Bütün kahramanlıkları ve başarıları bu güzel ahlaklarından ileri gelmektedir.

Türkleri yenebilmek için, önce itaat duygularını kırmak, manevi bağlarını parçalamak ve ahlaklarını zayıflatmak gerekir. Bunun en kısa yolu, onları milli gelenek ve inançlarına uymayan yabancı fikir ve hareketlere alıştırmaktır. Maneviyatları sarsıldığı gün, Türklerin kendilerinden çok kuvvetli, kalabalık kuvvetler karşısında zafere götüren asıl kudretleri sarsılacak ve onları yıkmak mümkün olabilecektir. Bu sebeple, Osmanlı Devletini tasfiye için, sadece harp meydanlarındaki zaferler kâfi değildir. Yapılacak iş, Türklere hissettirmeden, bünyelerindeki manevi tahribatı tamamlamaktır. Bu tahribatı tamamlamak için, Türkleri, Batı’nın inanç, moda ve ahlaksızlıklarına alıştırmakla işe başlamalıyız’.

İnsanları ateşten korumak için sefere çıkan, insanlığı kurtarmak için ölmeyi göze alan ruhu yeniden keşfetmek mecburiyetindeyiz. ‘Savaş, düşmana benzeyince kaybedilir.’ Bunu canlı canlı yaşıyoruz. Seferimiz özümüze doğrudur. Özümüzü bulamazsak, kanımız ve gözyaşımız su gibi akmaya mahkumdur. ‘Ey Türk, Silkin ve kendine gel!’

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500

antalya escort kadıkoy escort ümraniye escort atasehir escort

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Örnek Sosyal Belediye “Niğde Belediyesi”
Örnek Sosyal Belediye “Niğde Belediyesi”
Mahsur Kalan Vatandaşlar Kurtarıldı
Mahsur Kalan Vatandaşlar Kurtarıldı