buy tiktok views
Toplumcu Belediyecilik Anlayişinin Milli Ve Yerli Kodlari -1-
Gazi KARABULUT

Toplumcu Belediyecilik Anlayişinin Milli Ve Yerli Kodlari -1-

Bu içerik 664 kez okundu.

ÖZET
Yerel yönetimler, yöneten ile yönetilen arasındaki en dinamik kamusal alanlardır. Merkezi yönetimlerden farklı olarak, toplumla sürekli iç içe olma durumu söz konusudur. Bu da toplumsal taleplerin ciddiyetle dikkate alınmasını gerekli kılmaktadır. Toplumsal taleplerin uygulanması ve uygulamalar neticesinde ulaşılacak sosyal refahın ölçülmesi, yönetim erkini daima toplumsal beklentilerin takibine yoğunlaştırmaktadır. Bu durum da toplumcu ve üretken bir belediyeciliğin gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Kavramlar: Toplumcu belediyecilik, toplumculuk, üretim, yerel yönetim, yönetim ortaklığı
GİRİŞ
Yerel yönetimlere duyulan gereksinim, “ilgili yerel alanda yaşayanların ortak ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlamak” şeklinde ifade edile gelmiştir. 
Mecelle-i Umur-i Belediye adlı kitaptaki “Ortak menfaatler ve karşılıklı ihtiyaçların zorlaması ile bir beldede oturan halkın, beldelerine ve dolayısıyla kendilerine ait meseleleri, hükümetin kanunla belirttiği sınır ve sorumluluk dairesinde seçmiş oldukları vekilleri vasıtası ile halletmeleri”  şeklinde tanımlanan belediyecilik kavramı, belediyelerin varlık sebebini ortaya koymaktadır.
1-BELEDİYECİLİĞİN TARİHSEL SÜRECİ
Batıda, kendi kültürel normlarını da içine alacak biçimde belirlenen belediyecilik anlayışı Yunan, Roma şehirciliği çerçevesinde gelişmiştir. Türklerde ise somut bir şekilde ilk belediyecilik anlayışının, yerel yönetimlere verilen yetkilerin şekillendiği Tanzimat döneminde göze çarpar. Karahanlı ve Selçuklu dönemlerinde görülen yerel yönetim anlayışlarının daha çok, güvenlik ve merkezi işleyişin devamlılığı etrafında şekillendiği görülmektedir. Osmanlı Devleti’nde ise yerel yönetim için Tanzimat döneminde somut adımlar atıldığı görülmektedir. Bu durum Fransız İhtilali neticesinde, dünyayı saran ulus devlet anlayışının da bir ürünü olduğu gözlemlenmektedir. Cumhuriyet döneminde ise 1930’da çıkarılan Belediyeler kanununu en etkin adım olmuş ve 1980 yılına kadar iskeletini koruyan 1580 sayılı bu yasa belediyecilik anlayışının esaslarını çerçevelemiştir.  Dokuz fasıl şeklinde yayımlanan yasanın özetini Atatürk’ün “Türk ülkesi içinde köylere varıncaya kadar bütün şehirlerimizin güvenlik ve bayındırlık görevi olması, önce tuttuğumuz amaçlardandır. Türk’e ev bark olan her yer, sağlığın, temizliğin, güzelliğin, modern kültürün örneği olacaktır. Devlet kurumları yanında doğrudan doğruya bu işlerle ilgili olan urayların (belediyelerin) bu görüş ve düşünüşle çalışmalarını istiyorum”  sözü net bir şekilde ortaya koymaktadır. 
2-TÜRKİYE’DEKİ BELLİ BAŞLI BELEDİYECİLİK YAKLAŞIMLARI VE TOPLUMCULUK
Türkiye’de toplumu merkeze alan yönetim ve fikri akımlar, ideolojilere de yön vermiştir. Türkiye’de ideolojik manada toplumcu anlayışa ehemmiyet veren siyasi isimlerin başında Alparslan Türkeş gelir. Türkeş, Milliyetçi Hareket Partisi’nin resmi ideolojisi olarak gösterdiği Dokuz Işık Doktrininin dördüncü maddesini “Toplumculuk” olarak belirlemiştir. Toplumculuk ilkesini açıklarken üç başlık kullanmıştır. Bunları, “Özel Teşebbüs, Küçük Sermayelerin Birleşmesi, Sosyal Yardım ve Güvenlik Teşkilatı”  şeklinde sıralamıştır. Alparslan Türkeş, ilkenin esaslarını açıklarken toplum yararını merkeze koymuş, bütün sosyal katmanlara yer vermiş, ekonomiden kültürel faaliyetlere, sosyal güvenceden toplumsal barışa, sanattan spora kadar bütün alanları inşa eden bir anlayışa vurgu yapmıştır. Toplumculuk ilkesiyle yerel yönetimlerden merkezi yönetime uzanan bir sosyal refah ilke edinilmiştir.
Belediyecilikle ilgili, dünyadaki ve Türkiye’deki akademik çalışmaların geneli, tarihsel süreçleri açıklamaya yönelik olmuştur. Bununla birlikte belediye anlayışlarının da vurgulandığı gözlenmektedir. Bu yazıdaki amaç ise, yaklaşan yerel seçimler öncesinde, değişen merkezi yönetim sistemi içinde yerel yönetimlere farklı bir bakış kazandırmaktır. Yerel hizmetlerin temelini oluşturan belediyecilikle ilgili kullanılan temel kavramlara bakıldığında; en az merkezi yönetimleri ihtiva eden yaklaşımlar kadar önem arz ettiği ortadadır. “Sosyal belediyecilik, toplumcu belediyecilik, üreten belediyecilik,” gibi 1980 sonrasında hakim olan belediyecilik anlayışları göze çarpmaktadır. Büyük iddialarla ortaya atılan Sosyal Demokrat Belediyecilik,  Sosyal Demokrat Belediyeciliğin alternatifi olarak görünen Milli Görüş Belediyeciliği veya Refah Belediyeleri, bir dönem parti ismi ile anılan ANAP Belediyeciliği ve son dönemi ihtiva eden AK Belediyeler bunlardan birkaç başlıklardır. 

DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Metruk Yapılara Polis Denetimi
Metruk Yapılara Polis Denetimi
Vali Şimşek Sevgi Çocuklarının Konuğu Oldu
Vali Şimşek Sevgi Çocuklarının Konuğu Oldu

seks shop | seks shop | seks shop | istanbul seks shop | istanbul seks shop | istanbul sex shop | sex toys istanbul diyarbakir escort sex shop denizli escort denizli escort iskenderun escort izmir escort gebze escort pornocu hako