Advert
Çarşı karışır mı?
Oğuz ÖZDEM

Çarşı karışır mı?

Bu içerik 235 kez okundu.

Her seçim öncesi bu gerginliğe şahit olduğumuz için, kimseye şu anki söylemler garip ve tuhaf gelmiyor. Hatta gözlemlerimden biliyorum, konuşmalar acıttıkça, açıklar bulundukça bundan acayip keyif alan bir kitle de var. Özellikle de siyasetin fanatikleri. Bu kesim futbol fanatiği gibidir. En güzel renk sadece kendi takımının rengi, en iyi futbolcular, en büyük başarılar onun takımının eseridir. Öyle olsa da olmasa da. Karşısındaki ne derse desin o, sürekli olarak kendi duyduklarına, kendi takımını destekleyen gazetelerin yazdıklarına inanır.  Alternatif diye bir şeyi asla kabul etmez. Onun için antitez de yoktur, karşı fikir de fikir falan değildir hani. Kendi partisi iktidardaysa yapılan her şey doğru, muhalefetteyse yapılan her şey yanlıştır. Kendi partisinin tam karşısında yer alan parti mesela son beş yıl içinde hiç hata yapmadıysa ondan önceki beş yıl, daha olmadı kurulduğu ana kadar, o da mı olmadı içinde yer alanların geçmişlerine kadar uzanan bir hata arama yeteneği vardır onlarda. Fanatik kardeşimizin tuttuğu siyasi parti iktidardaysa kendisini ilgilendirsin ilgilendirmesin derhal “şu da mı kötü, bu da mı kötü” savunmasına girer ki anında seni nankör olmakla suçlar ve gözünüze dizinize durdurana kadar da devam eder. Fanatik kardeşim muhalefetteyse şayet, iktidar ne yaparsa yapasın mutlaka yandaşları için yapmıştır, kendisine ne faydası vardır yapılanların, “dünya bilmem hangi gezegene yolculuk palanları yaparken bu beceriksiz iktidarın uğraştığına bak” söylemi en can alıcı vuruşudur. O günlerde söylenen çok önemli bir söz, dış dünya ile ilgili bir meseleye bakış açısı veya alınan radikal bir karar ile ilgili günlerce yapılan anlamsız ve oyalama üzerine kurgulanmış televizyon programlarından duyduklarını, ertesi gün karşısındakine kendi düşüncesiymiş gibi satmaya can atar fanatik kardeşimiz. Ve en önemli kozu da kendi bölgesi ile ilgili gelişmeleri savunma biçimidir. Yapılan her şeyi bizzat yaşamış gibi “Bizzat ben şahidim” şeklinde yaklaşımıyla, karşısındakinden bir adım önde olduğu izlenimini vermesidir. Velhasıl bu iş uzadıkça; önce esprilerle ile başlayan tartışma, el kol hareketleri eşliğinde daha hararetli konuşmalara, devamında lanlı-lunlu atışmalara, daha da devamında ufak tefek hakaretlerle ve sonrasında da kavgalara kadar gidecektir. Bu durum ikili tartışmalardan, topluluk kavgalarına; oradan kitlelere ve daha tepelere tırmanmaya başladıkça çarşı karışır mı ki? Bari bu seçimde düşündüğümüz şeyler sadece aklımızda kalsın. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Uzman Çavuş Son Yolculuğuna Uğurlandı
Uzman Çavuş Son Yolculuğuna Uğurlandı
Metin Usta’ya Son Veda
Metin Usta’ya Son Veda