Advert
Advert
MİLLİ MARŞIMIZ OLMADAN ÖNCE
Oğuz ÖZDEM

MİLLİ MARŞIMIZ OLMADAN ÖNCE

Bu içerik 343 kez okundu.

Bu günlere yeni bir polemik konusu var.
Mili marşımıza yeni bir güfte.
Nedeni prozodi meselesi. Yani sözle müziğin uyumsuzluğu. Var mı? Var.
“Korkma söznmez bu şafak
Larda yüzen Al sancak…
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak obe
Nim milletimin yıldızıdır par
Layacak obenim
Dir obenim milletimindir ancak.”
Yani marşı söylerken böyle söylüyoruz. Ayrıca lütfen dikkat ediniz söylerken en yanlış yer de “Kahraman ırkıma bir gül ne bu şiddet bu celal” kısmı var ya işte orada. Ben çok dikkat ettim, çoğu kişi “bir GÜN de” diyor.
Mehemet Akif Ersoy’un bu muhteşem şiiri 12 Mart 1922 de milli marş olarak kabul edildi, daha sonra marş biçiminde bestelenmesi için bir yarışma açıldı ve aralarında Ali Rıfat Çağatay, Saadettin Kaynak, Lemi Atlı, Zeki Üngör gibi bestecilerin bulunduğu besteciler katıldı ama savaşın en şiddetli olduğu zamanlardı ve seçmeler yapılamadı. Daha sonra 1924 yılında Maarif vekaletinde oluşturulan bir kurul tarafından Ali Rıfat Çağatay’ın bestesi kabul edilerek 1930 yılına kadar bu marş söylendi.
1930 yılında yeni bir emirle Cumhurbaşkanlığı orkestrası şefi Zeki Üngör tarafından yeniden bestelenen marşımızın armoni düzenlemesi Edgar Manas ve bando düzenlemesi de İhsan Servet Küçer tarafından yapılıp bu güne kadar geldi.
Biraz daha geri gidelim.
Osmanlı döneminde her padişah için bir marş yapılıyordu ve resmi törenlerde de bu marş çalınırdı.
Geçiş döneminde önemli törenlerde hangi marşın çalınacağına dair öyle ihtilafa düşülmüştü ki herkes kendi bildiği gibi yani kafasına göre takılmaya başlamıştı.
İşin bu kısmı adeta bir fıkra gibi.
Mesela bir futbol takımımızın maçı esnasında bayrağımız göndere “Hamsi koydum tavaya, başladı oynamaya” şarkısını marş gibi söyleyerek çektiğini biliyor muydunuz?
Kaiser Wilhelm’in bir açılışına katılan donanma bandosunun marş yerine bir çocuk şarkısı çaldığını duymuş muydunuz?
1. Dünya savaşının bitiminde bir grup askerin Deutschland Über Alles marşına karşılık tekbirlerle karşılık verdiğinden haberiniz oldu mu?
Daha enteresan bir olay anlatayım;
İngiltere’de yapılan Reşadiye harp gemimizin kızaktan denize indirilmesi için bir tören düzenlenmek istenmiş ve Türkiye’den de bir heyet davet edilmişti. Törene katılan Türk heyeti tören sonunda beklenmedik bir durumla karşı karşıya kalmıştı.
Törende herkes bir şeyler söylemiş sıra şampanya şişesi kırılarak geminin denize indirilmesi anına gelinmişti ama burada bir seramoni gerekiyordu o da önce marşlar söylenecek ardından şişe kırılacaktı. İngilizler marşlarını söyledi sıra Türk heyetine geldiğinde herkes birbirine baktı çünkü söylenecek bir marşımız yoktu. Şimdi kalkıp da marşımız yok denecek hali yok ya! Geminin müstakbel çarkçıbaşısı etrafındakilere bakarak “Arkadaşlar, entarisi ala benziyor’u biliyor musunuz?” diye sormuş ve oradakiler de “biliyoruz” deyince “O halde hep beraber söyleyelim entarisi ala benziyor, sultan Reşat bana benziyor….”
Milli bir marşımızın olmadığı günlerden, gururla, başımız dik, ağlayarak söylediğimiz günlere geldik.
Kardeşim ben prozodi mrozodi bilmem. Söz olarak müthiş mi? Müthiş. 88 yıldır gururla söyleniyor mu? Söyleniyor. Bırakın yahu şu milli değerlerle oynamayı, başka işiniz mi yok Allah aşkına.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Muzaffer Şahiner hayatını kaybetti
Muzaffer Şahiner hayatını kaybetti
İYİ Parti’de  istifa
İYİ Parti’de istifa