Advert
Advert
OKUR-YAZAR
İdris İSPİROĞLU

OKUR-YAZAR

Bu içerik 617 kez okundu.

‘’Okumaktan maksat ne Kişi Hakk’ı bilmektir Çün okudun bilmedin Ha bi kuru emektir’’
İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biri, şüphesiz okuma ve yazma vasfıdır. Dinimizin ilk emri, ‘Oku’ emridir. Bir Ayet-i Kerimede: ‘Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu.’ buyurulmaktadır. Bilmek de okumak ve yazmakla mümkün olabilir. Alla Teala ilk insan olan Adem Aleyhisselam’ı, yeryüzüne kitapla göndermiştir. İnsanı kitaptan ayrı düşünmek mümkün değildir. Okumayan kimseler, yaşıyor gibi gözükse de, aslında beyin ölümü gerçekleşmiş, gömülmeyi bekleyen kimselerdir. Okur-yazarlık matematikteki bir sayısı gibidir, 1(Bir) olmazsa, hiçbir şey olmaz. Ancak devamı gelmezse istenen netice maalesef elde edilemez. Çünkü okumayan ile okuma yazma bilmeyen arasında bir fark yoktur.
Bedenin gıdası yiyecekler olduğu gibi, beynin gıdası da bilgidir. Aslında insanlar okumuyor sözünün, insanlar yemiyor iddiasından pek de farkı yoktur. İnsanlar ihtiyaç duyduğu halde neden yemez ki.! Yazar en yeni bilgileri, en güzel duyguları yaşatmak için yola çıkan kişidir. İhtiyaçlarına cevap vermeyen bilgileri, gönül telini titretmeyen yazıları okumadığı için kimseyi suçlamaya hakkımız yoktur.
Siz bir milletin binlerce yıllık yemek geleneğini yasaklayıp, yok sayıp, çok güzel diye hiç tanımadığı, bilmediği, tatmadığı bir yemeği önüne koysanız acaba nasıl bir tepki verir. Mesela bir Türk’e kebap yerine bilmem hangi milletin en seçkin yemeği olan ‘sümüklü böcek’ yemeğini teklif etseniz, ondan nasıl bir tepki alırsınız. Bu milletin başına gelen, tam da budur. Yıllarca milletin ruhuna tamamen yabancı, hatta değerlerimizi hor gören eserler(!); ‘Seveceksin ulan’! üslubuyla servis edilince, millet de çaresiz kurtuluşu perhiz etmekte bulmuş. O günden beri de, biz okumuyoruz, yaftası alnının çatında durmaktadır.
Yazı dediğin bizden biri olmalı, heyecan vermeli, gönlü titretmeli. İştah açmalı yemek, mide bulandırmamalı. Suyun toprakla buluşması gibi olmalı, vuslat kokusu gelmeli satırların arasından. Her kelimesi yüreğine saplanan bir hançer olmamalı yazının. Mısralar tepeden bakmamalı insana. Haçlı ordusu gibi saldırmamalı yazar, fetih ruhunu şahlandırmalı.
Aşkı anlatmalı şair, fuhşu değil. Yazı güneş gibi olmalı, ısıtmalı yürekleri, aleme hayat vermeli. Doğuşu başka, batışı başka güzel olmalı. Sel gibi yıkmamalı muharrir, gül bitirmeli kara toprağın bağrından; hem güzeli anlatmalı, hem güzel anlatmalı. Dil, su gibidir, her şeyi muhtevidir, bozulmamalı, kirlenmemeli. Mazi, gelecekten haber verir. Fikir, kültür ağacının dalı-yaprağı, meyvesi olmalı. İnsan kökü üstünde büyümeli. Her diş, kökü kadardır sözü meşhurdur. Hiçbir nesne köksüz yaşayamaz. Yazar dediğin, gül ağacına zakkum aşılamamalı.
Niçin okumuyorlar sorusu araştırılmalı; fakat niçin okunmuyorlar sorusu irdelenmeli. Bir kimse ya hastadır yiyemiyordur; veya önüne yemek yerine başka şeyler servis ediliyordur. Birincisi araştırılmaya, ikincisi ise incelenmeye muhtaçtır. Unutmayalım, gül dikmeyenler bülbül sesine hasret kalmaya mahkumdur.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Muzaffer Şahiner hayatını kaybetti
Muzaffer Şahiner hayatını kaybetti
İYİ Parti’de  istifa
İYİ Parti’de istifa