Advert
Advert
TARİH KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİR
Oğuz ÖZDEM

TARİH KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİR

Bu içerik 288 kez okundu.

Şu anda masamın üzerinde bir kitap duruyor. Adı “Karamanlıca eserler kataloğu” yazarları yakın arkadaşlar, bir tanesi ise- Adem Öger- hayli yakın bir dostum. Bu kitapla ilgili son günlerde bir tartışma başladı, Karamanlılar konusu ile ilgili Yunanistan’dan Evangelia Balta adlı hanım, bu kitabın benzerini daha önce yayınladığı için Türkiye ziyaretinde bizim arkadaşlarımızın hazırladığı esere benimkinden intihal demiş, bunu da Murat Bardakçı beyefendi köşesine taşıyarak, üniversite hocaları hakkında suç duyurusunda bulunmuş, kısaca olay bu.
Olaya döneceğim de biraz makarayı geriye sarayım. Bu konuda pek de mütevazi olmak istemiyorum, Nevşehir’de Karamanlılar konusuyla 99 yılından beri uğraşan tek kişiydim, üniversite kurulduktan sonra akademisyenlerle daha bilimsel çalışmaya başladık ve Doç. Dr. Adem Öger hocam da bu yolda adım attığım ilk kişilerden biri. Kendisine bu konuda neler yapabilirizden yola çıktık, Niğde, Aksaray, Kayseri ve Nevşehir’de adım adım dolaşarak kilise, hamam ve evlerin duvarlarındaki yazıları arşivledik. Mezar taşlarını okuduk ve iki tane önemli Karamanlıca eseri Türkçeye çevirip yayınladık. Özellikle işin Niğde ayağı araştırmasında sevgili dostum Emin Selamoğlu’nun önemli katkıları oldu kendisine teşekkür etmeden geçemeyeceğim.
Karamanlılar, 1923 mübadelesinde Yunanistan’a gönderildikleri için işin bir de o yakası vardı ve orasını da araştırmak gerekiyordu biz de öyle yaptık ve birkaç kez Yunanistan’a giderek saha araştırması yapıp, belge ve bilgi topladık. İşin aslı Karamanlılar bizde değerli ve önemli. Yunanistan’da bu insanların kullandığı dil –yani Karamanlıca-ölü bir dil, bu insanlarsa artık yok olan bir topluluk gözüyle görülüyor.
Ben bu dili öğrenmek için yıllarımı verdim. Eserleri Türkçeye çevirdim, elde ettiğim bilgiler ve dinlediğim hikayelerden kitaplar yayınladım ve bunlardan biri de “Anne ne olur artık ağlama” geçtiğimiz günlerde okuyorum.org blog sitesinin anketinde 100 eser arasında 2. Oldu. On üç yaşında bir kız çocuğunun mübadele esnasında başından geçenleri anlatan dramatik bir öykü. Velhasıl yıllarca araştırmalar yaptık, kitabeler okuduk, müzeleri didikledik, insanlarla konuştuk, filmler fotoğraflar çektik.
Eskiden kimsenin umurunda bile olmayan bu konu, Anadolu’da değer bulmaya başlayınca birilerinin tekelinden çıkmaya başladı. Karamanlılar konusu ne Yunanistan’ın ne de Türkiye’nin salt konusudur, bu konu iki ülkeyi de ilgilendiren ve hala karanlık noktaları olan bir meseledir ve akademisyenler tarafından araştırılarak incelenmesi gerekir.
Bilim evrenseldir kaldı ki bizim yaptığımız ise var olanı derlemektir.
Karamanlıların bıraktığı zaten sayılı olan basılı eserler herkesin incelediği ve sağdan da soldan da saysan üç yüz beş yüzü geçmeyen eserlerdir ki zaten çoğu dini kitaptır, herkesin incelemesine açıktır. Bu eserlerin neler olduğu pek çok kişi tarafından araştırılmış, kitap haline getirilmiş ve incelenmiştir. Nevşehir Üniversitesinden üç arkadaş da benzer bir çalışma yaparak bu kitapların neler olduğunu katalog halinde yayınlamışlar. Kimilerine göre intihal olan bu çalışma esasen pek çok kişi tarafından benzer şekilde kullanılmış hatta çok daha benzeri Yunanistan’da yayınlanmış, eğer bu kitap intihal ise o kitap ne oluyor sormak lazım. Bir diğer önemli konu da bu kitapların neler olduğuna yönelik çalışma şimdiye kadar hep Yunanistan’da yapılmış çünkü eserlerin neredeyse tamamı orada. ,İlk kez Türkiye’de bir üniversite bunu yapıyor ona da tepki üstüne tepki yağıyor. Demem o ki intihal de, çalma de, makaslama de, aşırma de, yürütme de ne dersen de hepsine sonuna kadar karşıyım. Biz fikir emekçilerinin eserlerinin başkaları tarafından kullanılması elbette hoş değil hatta çirkin ve dahi ahlaksızca ama tarih kimsenin de tekelinde değildir, herkesin araştırma yapmaya ve bilgi üretmeye hakkı vardır ve bunu yaparken de benzerlik taşıması gayet doğal ve kaçınılmazdır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İnce’den “ince” vaatler
İnce’den “ince” vaatler
Kendi işinin patronu ol
Kendi işinin patronu ol