Advert
Advert

Niğde’de ‘Uyku Bozuklukları Merkezi’ açıldı

Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi hizmetlerine bir yenisini daha ekledi.

Niğde’de ‘Uyku Bozuklukları Merkezi’ açıldı
Niğde’de ‘Uyku Bozuklukları Merkezi’ açıldı Hamza TAV
Bu içerik 393 kez okundu.
Reklam

Bünyesinde olmayan ve hastaların hizmet alma yolunda başka merkezlere gitmelerini engellemek ve yerinde kaliteli hizmeti için eksik olan ünite ve birimler açılmaya devam ediyor.

Niğde Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Uzm. Dr. Fatih Balcı, yeni hizmete giren Uyku Bozuklukları Merkezi ile ilgili açıklamada bulundu. Merkez hakkında açıklamada bulunan Genel SekreteriUzm. Dr. Balcı; “Genel Sekreterlik olarak hastanelerimizde eksik olan ve başka merkezlere gitmelerini önlemek için açtığımız yeni ünite ve birimlerle hastalarımıza en iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz. Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi kendini yenilemeye ve büyümeye devam ediyor. Uyku Bozukluları Merkezi ile hizmetlerine bir yenisini daha ekledi. Uyku bozuklukları günlük hayatı olumsuz etkileyen faktörlerin başında gelir. Son zamanlarda artış gösteren ve sık sık bu rahatsızlıklar için başvuran hasta sayısı artış göstermekteydi. Uyku merkezini çalışmasını yaparak hastanemizde iki yataklı olarak hizmet veren ünite kuruldu. Uyku Bozuklukları Merkezi ile birçok kişinin yaşadığı uyku problemleri artık hastanemizde analiz edilecek. Halkımıza daha iyi hizmet vermek, hastanelerimizin büyümesi ve gelişmesi  yolunda yaptığımız çalışmalarımız devam ediyor. Sürekli kendini yenileyen güncel, son teknolojik cihazlarla Niğde’ye en iyi hizmeti vermek için gayret ve çaba sarf ediyoruz. Açılan yeni ünitenin ilimize hayırlı olmasını diliyorum.”dedi

Uyku Bozukları Merkezinde uyku problemi çeken ve buna neden olan sebepler teşhis edilecek. Uyku merkezi, ünite sorumlu hekimi  Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Ayhan Varol ve  dört yardımcı sağlık personeli ile hizmet vermeye başladı.   Uyku Bozukluları Merkezi Sorumlu Hekimi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Ayhan Varol, uyku laboratuvarı nedir, kimler bu merkeze başvurabilir, uyku apnesi nedir, belirtileri ve tedavi edilmemesi halinde olabilecek rahatsızlıklar hakkında bilgiler verdi.

UYKU APNESİ NEDİR?

Konu hakkında açıklamada bulunan Varol, “Uyku apnesi, horlama ve uykuda solunum durması olarak tanımlanıyor. İnsan ömrünün ortalama üçte birini oluşturan uyku, sağlıklı bir yaşam için büyük önem taşıyor. Kalitesiz uyku gündüz sürekli uyur halde dolaşma, konsantrasyon eksikliği gibi şikayetlere yol açarken; yüksek tansiyon, kalpte ritim bozuklukları, felç veya ani gece ölümlerine neden olabilen uyku apnesine de neden olabiliyor. Uyku apnesi, horlamanın neden olduğu en önemli hastalıklardan biridir ve uykuda solunumun durması olarak ifade edilebilir. Uyku esnasında nefesin durması ve yüzeysel hale gelmesi anlamına gelen uyku apnesi gece boyunca defalarca tekrarlayabilir. Uyku apnesi sırasında, üst solunum yolunun açık kalmasını sağlayan kaslarda gevşeme olur. Dil kökü veya yumuşak damağın veya aşırı büyümüş bademciklerin hava yolunu tıkaması sonucunda en az 10 saniye nefes alamamak uyku apnesi olarak adlandırılır.Uyku apnesi sırasında solunum çabası sürse de, bir süre sonra daha da artan bu çaba beyni uyarır ve hava yolu açılır. Solunumu durana kadar horlayan kişi, gürültülü bir homurdanma ile yeniden nefes almaya ve horlamaya devam eder.Uyku apnesinin nedeni, boğazdaki kasların havanın geçeceği alanı kapatacak şekilde gevşemesidir. Üst solunum yolundaki darlıklar çocukluktan itibaren, solunum yolunun yıpranmasına sebep olabilir ve bu da uyku apne sendromuna neden olabilir. Fazla kilolu olmak, büyük bademciklere ve geniz etine sahip olmak da uyku apnesi nedenleri arasında gösterilebilir” diye konuştu.

UYKU APNESİ BELİRTİLERİ

Uyku Bozukluları Merkezi Sorumlu Hekimi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Ayhan Varol “Uyku apnesinin belirtilerinden en önemlisi uykuda solunumun durması olduğuna değinen  Diğer uyku apnesi belirtileri ise şöyle sıralanabilir: Uykuda sırasında huzursuzluk,horlama, sık sık idrara kalkma, terleme, ağız kuruluğu, reflü,tanıklı olarak solunum durmaları.Uyku apnesi belirtilerinin görüldüğü kişiler gün içerisinde birçok ciddi tablo ile karşılaşılabilmektedir. Uykuda ani ölüm, inme, kalp krizi ve kalp yetmezliği, eğer hasta obez ise kilo vermede zorluk, akciğer hastalarında solunum yetmezliği, cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık, kontrol altına alınamayan diyabet bu olumsuzluklara örnek olarak gösterilebilir. Bunun yanı sıra, uyku apnesi kişide gündüz sürekli yorgunluk ve konsantrasyon eksikliğine neden olacağı için trafik ve iş kazalarına da neden olabilmektedir. Hastanın uyku ile ilgili kaydedilebilir tüm verilerinin bilgisayara sonradan incelenmek üzere kaydedildiği yerdir. Ev ortamı hassasiyetinde oluşturulan özel bir odada hasta uyurken gece boyu izlenir ve kameraya kaydedilir” dedi.

UYKU LABORATUVARINDA NELER YAPILIR?

Uyku Laboratuvarından neler yapıldığını da belirten Uyku Bozukluları Merkezi Sorumlu Hekimi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Ayhan Varol “Hastanın, beyin elektrosu (EEG) göz hareketleri elektrosu (EOG) Çene kas gerilimi elektrosu (çene EMG), yatış pozisyon kayıtları, soluk alıp verirken burundan giren hava akımı, Soluk alıp verirken ki göğüs ve karın hareketleri, kan oksijen seviyesi, Kalp grafisi (EKG), Bacak kas kasılmaları elektrosu (bacak EMG) kaydedilir. Bu kayıtlar daha sonra incelenerek öncelikle hastanın uyku yapısı değerlendirilir. Uyku evreleri ve mimarisi oluşturulur. Sonra bu uyku süresinde solunum olayları değerlendirilerek, hastanın soluk alıp vermedeki anormalliklerin var olup olmadığına (soluk hafiflemesi ya da kesilmesi), bunun yanı sıra gelişen oksijen seviyesi değişiklikleri, uyanıklık reaksiyonları, kalp atım değişiklikleri, uyku sırasındaki bacak hareketleri tek tek işaretlenir. Sonraki işlemde bütün bu işlenmiş veriler tekrar bilgisayardan geçirilerek bunun sonucunda, uyku kalitesi, yeterliliği, uyanıklık periyotları ile bölünüp bölünmediği, uykuda, nefes kesilmeleri ya da hafiflemelerinin var olup olmadığı, varsa sıklığı, süreleri, hangi pozisyonda belirgin olduğu, uykunun hangi evresinde belirgin olduğu, bu sırada ortaya çıkan kan oksijen seviyesi düşüklüğü süre ve derinliği, kalp atımlarındaki değişimlerin uyku evresi ve anormal solunum olayları ile ilişkisi, uykuda bacak hareketlerinin varlığı, varsa sıklığı raporlanarak hastanın uyku sırasında ortaya çıkan ya da uyku ile ilgili hastalığının var olup olmadığı, varsa ciddiyeti ortaya konur” dedi. 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Aydın Akbaş Niğde’ye veda etti
Aydın Akbaş Niğde’ye veda etti
15 TEMMUZ ANISINA...
15 TEMMUZ ANISINA...